Nafia Yıldız

Nafia Yıldız
@Nafiayldz
Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: olanlar oldu Tanrım bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sana söz veriyorum sevgili dostum, daha iyi biri olacağım ve yazgımın önüme çıkardığı ufak aksilikleri, daha önce olduğu gibi dert etmeyeceğim. Anın tadını çıkaracağım ve mazi geçmişte kalacak. Kesinlikle haklısın dostum. İnsanlar, hayal güçlerini zorlayarak geçmişin rahatsızlık verici anılarını hatırlayabilmek için bu kadar çaba gösterecekleri yerde-neden böyle olduklarını Tanrı bilir- içinde yaşadıkları anı katlanabilir kılmaya çalışsalardı, daha az acı çekerlerdi.
Sayfa 11·Kitabı okudu
“Herşeyi anlamaya çalışmak bir hastalıktır.” Diyor Dostoyevski. Pessao onu şöyle destekliyor. “En çok anlamak yoruyor bizi.” İnsan, her şeyi anlamaya çalışmanın yok ettiği o şeydir. Bilen ızdıraptadır, anlayan ölür.
Khaled Hosseini şöyle diyor; "Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır. Hep ben yorulmak istemiyorumdur. Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır. Beni bana geri vermek istiyorumdur..."
Bu çağın insan ilişkileri var ya bizi kendi ruhumuza yabancı etti, kalbimize rezil rüsva eyledi. Herkesin kaybına sıkı sıkıya tutunduğu, sevgisizliğiyle övündüğü, kabalığıyla gururlandığı onulmaz, pespaye bir çağ bu.