Tezek kokusu o kadar baskını ki yanımızdan assolist geçse fark etmezdik.
Kim bilir koyunlar ve sığırlar da bizim ter, toz, deodorant, parfüm, losyon, egzoz gazı, madeni para, sigara ve saç kiri karışımı kolumuza ne kadar tiksiniyorlardı?
"Adı Zafer mi? Haha! Bir çocuğunuz daha olursa adını alfabenin ilk harfinden seçin, katılacağı toplantılarda adı millet sıkılıp dağılmadan okunsun"
"Olur"
"Peki İrfan Bey. Adını ne koyalım"
"Yunus?" dedi Mustafa dayim.
"Yakışır" dedi babam.
"Hadi canim, kaplumbağaya Yunus diye isim mi konur?" Dedim.
Babam bana döndü:
"Biz de insanız. Bize nasıl koymuşlar"
Kemal Tahir'in okuduğum ilk kitabı. Üslubunu, sürükleyici olmasını, karakterleri ve konuyu sevdim.
Dönem kitabı olarak güzel bir İstanbul tasviri yapılmış.
Aynı durum karşısında, insan karakterlerini karşılaştırmak oldukça etkileyiciydi.