Adı:
Hep Lunapark
Alt başlık:
Mağlup Varsa Galip Değiliz
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
262
ISBN:
9786055162528
Kitabın türü:
Yayınevi:
April Yayıncılık
"Mağlup varsa galip değiliz"

Ve sahne: İrfan, Yunus ve ailesinin Balkara şehrinde işlettiği naif lunapark. "Hangi lunapark bir uydu fotoğrafına doluyken yakalanmışsa oralıyım ben" cümlesinin müellifi İrfan.

"Burada çocukluk değil manyaklık ortaya çıkar" sözünün sahibi Zafer. "Lunaparktaki sese ve ışığa savunma geliştirmeye çalışan sinir sistemi dert çekmeye vakit bulamaz" diyen, pembe ojeli parmaklarıyla hayal perdelerini parçalayan Ayşegül. Dönmeli, hoplamalı, ışıklı bir eğlence köyü.

Ölmüş meşhur şarkıcılara mektuplar yazan safiyet ehli Mustafa, bir varoluş biçimi olarak bayılan Narine, kumarbaz Savaş, fettan Alev, dövüş ustası bir dondurmacı. Deniz kaplumbağası, peruklu balerin, şaşı ahtapot ve belgesel kameraları…

Ne demişler: Roket yükselmeye inanır. Rüzgar hep kazanır, tül hep kaybeder. İşte huzurlarınızda; yükseliş, alçalış, merkezkaç ve Newton. Acı, avantür, komedi ve sürpriz. Bahadır Cüneyt Yalçın, Mütevazı Bir İntikam'ın ardından Hep Lunapark ile yeni edebiyata bir kez daha kahkaha ve sevgiyle selam çakıyor.

"Biz ancak kimsenin kaybetmediği bir ringte kazanabiliriz."
Yazarın ilk okuduğum kitabı oldu. Beni çokça güldüren, samimi anlatımı, hoş laf oyunlarıyla kendini okutan bir kitap. Hayatta olmayan bazı sanatçılara yazdığı mektuplar kitabı benim için daha ilgi çekici yaptı. Hem kurgu olduğunu bilmek hem de hayatımızdan karakterleri bir kitapta okumak oldukça keyifli. Yazarı hep okuyup takip edeceğim. Siz de hep okuyun :)
Lunapark işletmecisi bir ailenin başından geçen trajikomik olayların, ailenin küçük oğlu Zafer'in gözünden anlatıldığı absürd, değişik bir roman.
Öyle ki, roman, aile yemek yerken masalarına deniz kaplumbağası düşmesiyle başlıyor ve bu saçmalık silsilesi devam ediyor. Ayrıca aile lunapark haricinde hiç bir iş yapacak durumda değil. O yüzden HEP lunapark.
Ölen sanatçılara mektup yazan peltek bir amca, sorumsuz kumarbaz bir dayı, anne-görümce çekişmesi, aşklar, maceralar ve tabii ki eksik olmayan polisiye.
Yalçın'ın kitaplarından bir şeyler öğrenebiliyorsunuz gerçekten, satır aralarında değişik bilgiler geçiriyor hep. Ben kitabı okurken çok eğlendim. Başlangıcından sonuna kadar akıcılığı sürdü. Ayrıca kurgusu da çok hoş işleniyor, tüm kitaplarında benzer yapı var, bir kaç karakter gözünden anlatıp az sayfalarla birleştiriyor.

Benzer kitaplar

Atraksiyonu, hareketi çok, lafı bol bir Bahadır Cüneyt Yalçın kitabı. Eski Karım Uzaya Gidiyor kitabını çok beğendiğim yazarın sondan bir önceki kitabı. Kitaba başladığınız andan itibaren hayale daldım hala oradayım. Maaile bir lunapark işlettiğinizi hayal etsenize... Bir yanınızda balerin diğer yanınızda ahtapot.. Canınız mı sıkıldı gondolda bir iki tur uçup dönme dolaba sınırsız binersiniz çünkü mekan sizindir. Olayı bol kitabımız ailece yenilen bir akşam yemeğinde çatı yıkılıp da bir caretta carettanın sofraya düşmesi ile başlıyor ve devamı geliyor. Çok severek okuyorum bu macerayı. Ararsanız lunaparktayım şu an canım korkunçlu şeylere inip biniyorum sayfa sayfa.
Yazarın ilk kitabı Mütevazı Bir İntikamı da bir solukta okumuştum, bu da aynı hızla bitti. Olay örgüsü ilkine göre daha basit, kadro daha az ama üslup şahane, eser sürükleyici.
Mustafa karakteri ile tanışmamızı sağlayan Bahadır Cüneyt Yalçın'a teşekkür etmek gerek. Her şeyden önce ölmüş şarkıcılara mektup yazan bir karakter yaratmak takdir edilesi bir kafanın ürünü. Okuyunuz..
"Burası lunapark, hep lunapark!"
madem insan olarak bize yunus ismi veriliyor o zaman bir kaplumbağaya neden yunus ismi verilmesin ? böyle düşünen ve rahmetli şarkıcılarımıza mektup yazan bir adam sizce de çok saf ve samimi değil mi ?
https://www.youtube.com/watch?v=T05V7TIDJQ8 linkten kitap için yazılmış şarkıyı dinleyebilirsiniz
Öğrenmiştim ki dünyanın dönme hızındaki yavaşlama nedeniyle 1 dakika çok nadiren 61 saniye sürermiş. O dakikanın bana gülümsediği ana denk gelmesi için dua ediyordum.
"Bende şans var mi ki? Leyleğin attığı yavruyum, yitirmelerim hiç tükenmiyor. Aşağı sokağın borusu patlıyor, benim bahçemi ıskata basıyor. Bu gidişle yenilmenin kitabını yazacağım ama yazarken de kalemim kaybolacak diye korkuyorum."
Bahadır Cüneyt Yalçın
Sayfa 37 - April Yayıncılık, 1. Baskı
Garson gelince ilk konuşan kişi ya en çok susayandır ya da liderleridir.
Bahadır Cüneyt Yalçın
Sayfa 113 - April Yayıncılık, 1. Baskı
Lunapark , Lunatic ile aynı kökten geliyormuş.
Etine dolgun bir kadının eteğine doluşup dönmek başka türlü açıklanamaz ki. Ortada bir damla su olmadığı halde gondola binip sallanmak,
karşı yönden gelen araçla çarpışıp kendini yaralamaktan keyif almak da açıklanamaz.
Çocuğu plastik ata bindirip kenardan el sallayarak onu mutlu olduğuna ikna etmeye çalışmanın da başka izahı olamaz.”
Üfleye püfleye sipariş listesini aldım. Bu F'li ünlemler alışveriş vazifelerini, perde asmak ve çöpü atmak gibi feci sıkıcı işleri hafifletmiyordu. Yalnızca sıkıntıyı ilan etmek açısından işlevseldi.
Bahadır Cüneyt Yalçın
Sayfa 133 - April Yayıncılık, 1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hep Lunapark
Alt başlık:
Mağlup Varsa Galip Değiliz
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
262
ISBN:
9786055162528
Kitabın türü:
Yayınevi:
April Yayıncılık
"Mağlup varsa galip değiliz"

Ve sahne: İrfan, Yunus ve ailesinin Balkara şehrinde işlettiği naif lunapark. "Hangi lunapark bir uydu fotoğrafına doluyken yakalanmışsa oralıyım ben" cümlesinin müellifi İrfan.

"Burada çocukluk değil manyaklık ortaya çıkar" sözünün sahibi Zafer. "Lunaparktaki sese ve ışığa savunma geliştirmeye çalışan sinir sistemi dert çekmeye vakit bulamaz" diyen, pembe ojeli parmaklarıyla hayal perdelerini parçalayan Ayşegül. Dönmeli, hoplamalı, ışıklı bir eğlence köyü.

Ölmüş meşhur şarkıcılara mektuplar yazan safiyet ehli Mustafa, bir varoluş biçimi olarak bayılan Narine, kumarbaz Savaş, fettan Alev, dövüş ustası bir dondurmacı. Deniz kaplumbağası, peruklu balerin, şaşı ahtapot ve belgesel kameraları…

Ne demişler: Roket yükselmeye inanır. Rüzgar hep kazanır, tül hep kaybeder. İşte huzurlarınızda; yükseliş, alçalış, merkezkaç ve Newton. Acı, avantür, komedi ve sürpriz. Bahadır Cüneyt Yalçın, Mütevazı Bir İntikam'ın ardından Hep Lunapark ile yeni edebiyata bir kez daha kahkaha ve sevgiyle selam çakıyor.

"Biz ancak kimsenin kaybetmediği bir ringte kazanabiliriz."

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Duygu Basaran
  • Aslıhan
  • Selin D
  • Ali A.
  • İlknur Durak
  • Cüneyt Karaağaç
  • ZC
  • Bünyamin Rıza GÜZELAYDIN
  • Aslıhan Küçükosman
  • ALEYNA YILMAZ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%50
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68
Erkek
%32

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.1 (7)
9
%13.8 (4)
8
%31 (9)
7
%24.1 (7)
6
%3.4 (1)
5
%3.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0