Sevgisizlik resmen bir hastalıktı,henüz tıp dünyasında adı konmamış, insanlığı bozan, yıpratan, dünyayı cehenneme dönüştüren bir hastalıktı ve belki de bulaşıcıydı.
Hayat, acı ve sevginin zıtlığında yaşanan bir ikilemde çalışan denklem gibiydi. Acılar paylaşılarak azalır,sevgi paylaşılarak çoğalırdı,hayatın temelinde daima paylaşmak vardı.Cennet ancak paylaşılarak kurulabilecek en güzel yer değil miydi ?
Denge,etrafımızda olan her şeye rağmen olmamız gereken kişiyi unutmamak değil miydi ? Anlamak gerekirdi; Kendini anlattığın gibi değil, karşındakinin yorumladığı gibiydi onun zihnindeki izin.
Hayat en çok da umursamamayı öğretiyordu,sürekli bir saldırı altında yaşamak zorunda kalmışlara.Ait olmadığını bildiği hiçbir ortamın fikir umrunda olamayacaktı!Köpekbalıkları tarafından yargılanan bir kurt o yargıyı umursar mıydı ?