Tek kelimeyle harika bir kitap ...herkes okumalı diye düşünüyorum .... hem etkileyici hemde hayatı dolduran düşünceleri degistirebilen bir kitap.... ilk 3 bölüm bana cesaret verdi aslında insan ne isterse onu yapabilir yeterki gayret etsin yeterki sevsin....eğer gayret yanında sevgide olursa başaramayacagı bir şey yok...ama 4.bölüm beni çok şaşırttı.... Martı jon öldükten sonra onu yüceltiyorlar ve ilgilendikleri tek şey onun gözleri ,bedeni ,mezarı.... bunlar konuşuluyor ama kimse martı jon verdigi mücadeleden bahsetmiyor ve kimse uçabilmek için mücadele etmiyor sadece konuşuyorlar çunķu konuşmak kolay zor olan onun yaptigini yapabilmek işte onlar kolay olanı tercih ediyorlar...
Bu benim aklıma peygamberimizi getirdi Çünkü bugun peygamberimizin bedeni gözleri sacları misvaki konusuluyor ....ama onun mücadelesinden hiç kimse bahsetmiyor....onun verdigi mücadele gibi bir mücadele kimse vermiyor sadece kolay ne ise onu yapıyorlar....
Tabaklarını peygamber efendimiz yapıyor diye sıyırıyorlar ama hiç kimse peygamber efendimizin fakirleri doyurdugu gibi fakirleri doyurmuyor ...yoksulun yaninda olmuyor...
Peygamberimizin su nasil içerdi ondan bahsediyorlar ama peygamberimiz mazlumun hakkini savunurdu zalimin karsinda olurdu bunu kimse konusmuyor.....
İste kolay ne ise o yapiliyor ....
"Bilmiyorum ! Gözlerini boş verin! Onun....mor gözleri vardı ! Bunun nasıl önemi olabilir ? Bize söylemeye geldiği şey uçabileceğimizdi,tabii bir gün uyanıp sahilde birinin göz rengini konuşmayı kesersek! Şimdi izleyin,size fırıldak gibi dönmeyi göstereceğim...."
Ama fırıldak gibi dönmeyi yorucu bulan birden fazla martı ,eve şunu düşünerek gitti "yüce martının mor gözleri varmış.."