Gözlerin kupkuru. Kalbinse bir cehennemden
farksız. Bunları görmüyor muyum sanki?
Gözlerinde bir damla gözyaşı, yüzünde en
küçük bir acı çizgisi yok. Acı çektiğini göstermemek için kimbilir ne kadar acı çekiyor olmalısın.
Yalnızca davranışlar veya alışkanlıklarsa mesele ve bunlar sevdiğimiz veya bir süre örnek bellediğimiz kimselerin bizde kalan izleriyse, haydi neyse. Ama umursamadıklarımız, tiksindiklerimiz de bizi aynı derecede, hatta en canlı tutkularımıza,
en çok öne çıkan zevklerimize varıncaya dek etkiliyor. Bu ıstırabı -hor görülene benzemenin, dışladığımızı içimizde bulmanın, en mahrem muhatabımız niyetine düşmanımızla baş başa kalmanın ıstırabını- duydum.