Gerçekten var olmadığınızı kanıtlamanın
en iyi yolu, açık alın, burun ve ağızla, bir de kelimelerle filan kendinizi göstermektir. Hiçliğin bundan iyi kanıtı yoktur.
Ama kimse farkında değil. Büsbütün farklıydılar. Rol yaparlar, günde sekiz saat 'mış gibi' oyunu oynarlar, böylece kimse
dokunmaz onlara. İçlerine kapanıp orada gizli bir hayat sürer, ancak geceleri, rüyalarında ve kabuslarında ortaya çıkarlar.
Başlangıç diye bir şey yok. Herkes gibi, sıram gelince ben de doğdum, o zamandan beri de bir aidiyettir gidiyor. Kendimi toplamdan çıkarmak için her yolu denedim, ama
bunu kimse başaramamış, hepimiz birer artıyız.
Evet, gözlerim açıldı ve bir ucube gibi donup
kaldım, ama bunu söylemek neye yarar. Konuşmak istediğimde sanki kelimeler binlerce gecenin uykusuz ağırlığını taşıyordu ve sonra yavaş yavaş, sanki bir daha görmeyecekmişçesine kapandı.