- Yastaydı. İlgilenemeyeceği kadar çok çocuğu vardı.
- Zihinsel hastahğı vardı. Hastanedeydi. Siz hastanedeydiniz. Herhangi bir nedenle ayrıydımız (savaş, doğal afet, ekonomik kriz, hapis, ...).
- İlk adımı kötü attınız ve iyi bir bağ oluşturamadınız.
-Annelik ona iş gibi geldi ve bu içinde bir çelişki ve/ veya utanma oluşturdu.
-Anneniz narsisti ve kendi ihtiyaçlarına çok fazla odaklanmıştı.
-Nasıl annelik yapılacağını bilmiyordu ve suçluluk ve yetersizlik yüzünden ilişkiden kaçınıyordu.
-Başka birisine bakmakla meşguldü (hasta anne/ba- bası, eşi, ...).
- Tekrar tekrar evi taşımak gibi başka görevler yüzünden bezmişti.
- Alkol ya da uyuşturucu bağımlısıydı.
- Başınızı sokacak bir eviniz olabilsin diye iki işte bir- den çaışıyordu.
- Bir "kariyer kadınıydı" ve işi bütün enerjisini alıyordu.
- Okula gidiyordu (sonsuza kadar sürer!). -Romantik ve cinsel ilişkileri ile çok meşguldü.
-Kendisi hâlâ bir çocuktu.
-Bitik, mahvolmuş ya da fiziksel olarak hastaydı.
- Şoktaydı (bir travma nedeniyle).
- Orada olmak istemiyordu. Hatta belki bir çocuk sahibi olmak bile istemiyordu.
- Annelik rolünü üstlenen başka birisi tarafından devre dışı bırakılmıştı.
-Kendisi annesi tarafından hiç bağ kurulmamış, ilgili ve etkin anne/baba olmak konusunda bir örneği olmayan kayıp bir çocuktu.
-Depresyondaydı ve duygusal ya da zihinsel kaynakları yoktu.
-Sevgisini göstermekten, birisiyle bağ kurmaktan korkuyordu.
-İhtiyacınız olan şeye sahip olduğunuzu düşünüyordu ve başkalarına sizi bozmamaları için fazla bir şey yapmamalarını söylüyordu.
-Bütün enerjisini kendisini öfkeli ya da kötü davranan eşinden korumak için harcıyordu. -Çocukluğundan kalma çözülmemiş bir acıdan kendisini korumak için duygularını köreltmişti.
-Aslında orada olduğunu düşünüyordu ama gerçekte neye ihtiyaç duyulduğu hakkında
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Gördüğüm anne ve yetişkin çocuğu çiftlerinde çocuklarına zorunluluk hissederek bakmış olan anneler sonra ilerleyen yaşlarında yetişkin olmuş çocukları tarafından da aynı zorunluluk duygularıyla bakılmışlardı.”
“Annenin duygusal boşluğunun karşısındaki bu üzüntü "donuk yüz" deneyi ile desteklenir. Bu deneyde anneden bebeğine bakarken aniden yüzündeki tüm ifade ve hareketleri silmesi istenir. Bu çalışma bebeklerin annenin ifadesizliğine karşı tepkilerini ortaya çıkarmıştır. Deney sadece üç dakika sürer, fakat "donuk yüz” durumunda bebeğin davranış kalıbı annenin tepkisini ortaya çıkarmak için tekrarlanan çaba, sonra hüzünlü bir ifade, sonra anneden uzaklaşmaya yönelme ve sonunda geri çekilmektir. Bütün bunlar üç dakikadan daha kısa süre içinde olur.Araştırmacılar bebeğin kendini koruma konumuna düşüşünü ve oradan sonra da kendini rahatlatma tekniklerine geçişini tanımlarlar.”