“Adeta beyin, lisana göre "şekil değiştirir". Kurallı ve düzgün konuşma dediğimiz gelişkin dil yeteneği bunların üzerine bina edilir. Kelime dağarcığının genişlemesiyle birlikte, kişinin dünyaya bakışını bile büyük oranda bu lisan şekillendirir. Diller arasındaki önemli yapı farklılıkları, fiillerin kökenleri ve cümle dizgeleri gibi özellikler, kişinin düşünüşünü ve yaşamını doğrudan etkileyen silinmez izler bırakacaktır. Artık o insan, o dilin kurallarına göre yaşamaya, düşünmeye başlamıştır ve dünyayı algılarken başvuracağı en önemli araçlardan biri anadilidir.”
“Yeni bir lisan, farklı bir beyin bölgesinde temsil edildiği (kodlandığı) için beynin tabii süreçler içerisinde lisan ve zihinsel işlevlerine ilişkin bağlantılarını aynı biçimde bu "diğer" bölge için de oluşturmasını beklemek, akla yakın olmayacaktır.”
“Değişik yaş gruplarında yaptıkları çalışmalardan elde ettikleri sonuç oldukça ilginç: Küçükken öğrenilen anadil beynin belli bir bölgesinde kodlanırken daha ileri dönemlerde -genellikle 3-7 yaş sonrasında- edinilen yeni bir dilse "başka" bir beyin bölgesinde işleniyor. Yani sözün özü, ne yaparsanız yapın, sinirsel olarak ikinci bir lisanı anadil gibi öğrenemiyorsunuz.”
“Yabancı bir lisanla eğitim, Türkiye'ye bilinçli veya bilinçsiz olarak yapılan en büyük ihanetlerden biridir ve kanımca yıllardır bizi yerlerde sürükleyen en önemli etmenlerden biri olan Batı karşısındaki aşağılık kompleksimizin de en önde gelen nedenlerindendir.”