Ve düşüyor rüzgar . Düşüp yolunun üstündeki evlere uğruyor
Ve uzun uzun kalıyor gittiği her yerde
Sonra da bir ağacın damarlarını sayıyor adını kazıyor bir çakıyla
Ve üç kez inip çıkıyor aynı yolu
ve bir kitabın yapraklarını .
Açık kalmış bir defteri kapıyor
Kalemine dokunuyor senin
Dönüyor işine .
Eskiden çok eskiden bu dünya daha bir güzelmiş mesela
Bu bulutlar bu gökyüzü uzanınca dokunacağımız bir yerdeymiş
Şimdi siirlerdeymis bunlar
Her şey bu hesap ruhum.
Çelikleri pırıl pırıl yanan bir bölük süvarinin başında tehlikeye meydan okumak kolaydır; asıl ustalık hiç beklenilmedik, insanı ıssız bir yerde bir başına iken sıkıştıran gerçekten çirkin bir tehlikeden yılmamaktır.