"Bizim mecalimizin seninkinden fazla olduğu söylenemez, dedi Genlong, " biz köylüler, siz şehirlilerden daha alışığız mecalimizi harcamaya;evlenirken, yeni bir ev inşa ederken falan, kan satışından kazandığımız paraya güveniyoruz. Tarlada çalışırken kazandığımız paraysa açlıktan ölmememize yetiyor ancak."
Yine huzursuzdu işte ve arzuları geri dönmüştü. Bu arzular bedenini doldurdu ve bütün benliğini öylesine sarstı ki, içinde bir şeylerin patlayacağını hissetti. Arzulamak. Arzulamak. Hayat yalnızca tatmini olmayan arzulardan mı ibaretti? Yaşamak, insana asla huzur vermeyen vahşi bir hayvanı arayıp durmanın getirdiği tuhaf boşluktan mı ibaretti?
Fakat kendi rolü onu tatmin etmiyordu. Hala onu tamamlayacak bir şeylere açlık çekiyor, özlem duyuyordu. Onu bütünüyle sarmalayacak bir şeylere... O şey, kendisinin ötesinde gibi görünüyordu;...