Gönderilmeyen.Mektuplar

Gönderilmeyen.Mektuplar
@Narcos_
Beni Güzel Hatırla
Beni güzel hatırla Bunlar son satırlar... Farzet ki bir rüzgardım Esip geçtim hayatından Ya da bir yağmur Sel oldum sokağında Sonra toprak çekti suyu Kaybolup gittim.. Belki de bir rüya idim senin için Uyandın ve ben bittim.
Reklam
Bir veda havası
Vakit tamam, seni terk ediyorum. Bütün alışkanlıklardan öteye... Yorumsuz bir hayatı seçiyorum. Doymadım inan, kanmadım sevgine. Korkulu geceleri sayar gibi, Birden bire bir yıldız kayar gibi, Ellerim kurtulacak ellerinden Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi. Aşk sa bitti, gül se hiç dermedik Bul kendini kuytularda hadi dal Sen bir suydun, sen bir ilaçtın. Hoşçakal iki gözüm hoşçakal.
Kendini Bilmek
Kendimi bildim bileli hep geceleri sevmişimdir. Ortalık sakinleştiğinde, herkes kendi dünyasına çekildiğinde benim için asıl zaman hep başlardı. Yalnız kalmak hiç garip gelmezdi; aksine fazla rahatlatıcıydı. O sessizlikte düşüncelerim daha serbest dolaşır, gündüz üstünü örttüğüm şeyler yavaş yavaş ortaya çıkardı. Kimi zaman geçmişi kurcalardım, kimi zaman geleceği bazen de sadece olup biteni anlamaya çalışırdım. Kimseye bir şey anlatmak zorunda olmadan, kimseyi ikna etmeye gerek kalmadan kendimle konuşurdum. Yalnızlık benim için eksiklik değil, nefes alabildiğim bir alandı. Sanırım bu yüzden insanları izlemeyi, söylenmeyeni fark etmeyi erken öğrendim. Kalabalıklar beni yormaz ama asıl toparlandığım yer hep sessizlik oldu. Gece, acele etmemeyi ve düşünmenin kaçılacak bir şey değil, insanın kendine verdiği en dürüst zaman olduğunu öğretti. Zamanla şunu fark ettim. İnsan kendine gerçekten en çok kimse yokken yaklaşabiliyor.
İçinde olmadığın kaos güzel görünür.
Gecikmelerin ardındaki hikmeti çoğu zaman hiç kavrayamayız. Bazen ne kadar çok çabalarsak çabalayalım, kapılar geç açılır, yollar çok uzar, planlar ertelenir. O anlarda sabrımızı sınayan şey aslında hayatın kendi ritmidir. Çünkü biz sadece gördüğümüz anda yaşarız; Allah ise bütünü görür. Biz gecikme sandığımız şeyin aslında bir hazırlık, bir korunma, bir yön değişikliği olduğunu ancak zaman geçince anlarız. Her şey olması gereken anda olur, olması gereken biçimde akar. Allah’ın zamanlaması kusursuzdur; geciktirmez, acele ettirmez, sadece doğru ana getirir. Bu yüzden beklemek bazen kaybetmek değil, daha iyisine hazırlanmaktır. Gecikmeler bizi yavaşlatmak için değil, güçlendirmek, geliştirmek, doğru insanlarla, doğru fırsatlarla ve doğru yolla buluşturmak içindir. Ve geriye dönüp baktığımızda anlarız ki, “keşke” dediğimiz her şey aslında “iyi ki”ye dönüşmüştür. Allah’ın planı bizim sabrımızdan büyüktür.
Fırtına
Çok fazla fırtınayı hep tek başıma atlattım; o yüzden de yağmur damlalarından hiç rahatsız olmadım. Çünkü insan, üstüne çöken karamsar karanlıkların ağırlığını taşıyabildiyse, artık küçük serinliklerden korkmaz. Her gök gürültüsü biraz daha güçlendirdi beni, her şimşek içimde başka bir gerçeği aydınlattı. Bir zamanlar kaçtığım şeylerden bugün sakince geçebiliyorsam, sebebi acının beni eğitmiş olmasıdır. Artık hava bozduğunda paniklemiyorum; çünkü biliyorum ki her fırtına geçer, ben ise her defasında biraz daha sağlam kalırım.