İnsanın her şeyi çok isteyip hiçbir şeye gücü yetmediği günler vardır. Ne kadar çabalasa da bir duvar gibi karşısında duran hayat, onu geri iter. Güzellikler aklında bir anı gibi kalır, umutlar kalbinin en derin köşesine sığınır. Bir şeyleri değiştirmek ister ama elleri bağlıdır; çünkü hayat bazen öğretmek için durdurur. O anlarda insan, sabrın ne olduğunu, beklemenin nasıl bir direniş olduğunu öğrenir. Herkes seni güçlü sanır ama içinde fırtınalar kopar. Kimse duygularının ağırlığını bilmez, çünkü görünmeyen yaralar en derin olanlardır. İşte o zaman anlarsın, büyümek çoğu zaman kaybetmekle başlar. Sabır, insanın en zor öğrendiği dildir; içinde konuşmayı, yıkılmadan ayakta kalmayı öğretir. Ve bir gün, o durduğun yerden yeniden yürümeye başladığında, aslında hiçbir şey kaybetmediğini fark edersin —sadece olman gereken insanı bulmuşsundur.