Narin

Narin
"... kim olduğum nereden geldiğim hiç o kadar mühim değil. Aynı şekilde senin kim olduğun da, nereden geldiğin de hiç mühim değil... İnsanız, anlıyor musun, insanız biz!"
Ölüm yaşam kadar eski bir kavramken, yaşam kadar doğal ve kaçınılmazken, yaşamı hep kendimize, ölümü başkalarına yakın görürüz. Nedense ölüm hep dışımızda, bizden uzak ve yabancıdır. "Ölen" her zaman başkasıdır, bizzat kendimiz ölmeyiz. Zaten öldüğümüzde de artık o biz değiliz. O yüzden sanırım ölüme hazırlanma, kendi ölümünü normalleştirme gibi bir şey pek mümkün olmuyor. Demem o ki ölüm bizim gibi faniler icin kaçınılmaz sonken bile asla ona yaklaşmak istemiyoruz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiçbir şeyi aceleye getirmeden, yeniden keşfeder gibi bedenlerini, sevismenin de bir sonu yokmuş gibi, ölüme de sevişerek gitmek istercesine bıraktılar kendilerini birbirlerine.
Mutlu olmak için sadece mutlu olmaya karar vermek yetiyordu galiba..
" Bazen kafamızdaki karmaşayı gidermeden yaşamaya devam edemeyiz; bazen gidersek bile devam edemeyiz. Hayat kafamızın içindeki midir? Dışındaki mi? Çoğu zaman bilemeyiz."
Hani bazı güzellikler vardır, ruhunu gözlerinden, teninden okursunuz, Hiçbir yeri tek başına güzel değildir ama bir aradayken her yeri güzeldir