İçimizde şeytan yok...İçimizde aciz var...Tembellik var...İradesizlik, bilgizsizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatları görmekten kaçmak ihtiyacı var...
Erkekler bazen ne kadar basit oluyorlar...Zannediyorlar ki, bir erkeğe karşı hiddet, hatta nefret duymaya başlayan bir kadın, hemen başka erkekler bulup boyunlarına sarılmak ister...
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak oldukdan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanmadıkdan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Yaratmak yoktan var etmekdir. En akıllımızın kafası bile bizden evvelkilerin depo ettiği bir sürü bilgi ve tecrübenin ambarı olmaktan ileri geçemez. Yaratmak istediğimiz şey de bu mevcud malları şeklini değiştirerek piyasaya sürmekten ibaret.