Özetle, ne yaparsak yapalım, rutinden kaçınalım; kaosu hayatımıza davet
edip, onu kullanmanın yollarını öğrenelim. Arada bir kaçamaklar, arada bir
ihmalkarlıklar da lazımdır. Fazla programlı ve yeknesak bir yaşam, beden
sistemimizle uzun vadede bozuşmamıza neden olabilir.
Teknik uzmanlık alanlarına sıkışmış bilim veriden başka bir şey üretemez. Bu
nedenle bilimsel bilginin ve bunun hayata dair sonuçlarının mesleği bilim
olmayan insanlarla paylaşılması, anlaşılır bir dille yeniden üretilmesi,
günümüz bilim insanının da en önemli sorumluluğudur.
Dikkat ederseniz, sadece canlı şeylerle beslenebiliyoruz zira onların bedenlerini oluşturan malzemeler ile bizim bedenimizdekiler tastamam aynı. O nedenle tam uyumluyuz; o nedenle birbirimizi besleyebiliyoruz. Biz de ölüp bedenimiz doğaya karıştığında, diğerlerini beslemeye devam edebiliyoruz. Koca bir besin ağının içinde bir parçayız.
Eğer bedenimiz bu kadar zayıf ve çaresiz olmasaydı, insanoğlu ve şimdi soyları tükenmiş olan yakın akrabaları, hayatta kalmak için zihinlerini bu kadar zorlamak zorunda kalmayacaklardı.