Gerçek de orta malı bir oruspu gibidir. Orospuyu hepimiz tanırız da sokak ortasında karşılaşmaktan çekiniriz. Münasebetlerimiz gizli olmalıdır, gece vakti! Gündüzleri boz bulanık, kaba ve çirkindir: oruspu ve gerçek. Hatta bazıları ömürleri boyunca hazmedemezler bunu.
"Sorumluluk sadece bir kelime, ak pak insan etini kara toprak haline sokan bir kimya formülü değildir ki! Biz, insanları boş bir kelime uğruna ölüme bırakamayız ki! Sorumluluğu da bir yere teslim etmek gerekir. Ölüler cevap vermez. Tanrı cevap vermez. Gelgelelim, yaşayanlar, yaşayanlar soruyorlar. "
"Benim binlerce çehrem var. Ben herkesin tanıdığı sesim. Ben her zaman var olan ötekiyim. Öteki, cevap veren. Sen ağlarken gülen. Sen yorgunken dürten. Dürten, gizli kalan, bir vicdan gibi tedirgin edenim ben. Kötüye iyiyi, en koyu karanlıklarda lambayı gören iyimserim ben. Sen hayır derken evet diyenim ben! Ben evet diyenim! Ben..."