Narin

Narin
@Narinceokur
Ölümü bekliyorum. Bu arada vaktimi boş geçirmemek için, okuyorum. Oğuz Atay |
9/10
·312 syf.·
2026 30. kitabı
Kitap, yazarın bakış açısından Ehl-i sünnet anlayışına karşı olduğunu düşündüğü kişi ve akımları; kaynaklar, alıntılar ve çeşitli deliller eşliğinde ele alıyor. Okurken dinî meselelerde araştırmanın, okuduğunu sorgulamanın ve uyanık olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşündüm. Bana göre, hak ile bâtıl mücadelesi tarih boyunca hiç bitmedi, bundan sonra da bitmeyecek. “Ebu Cehil’in zihniyeti” olarak ifade edilen tavrın farklı şekillerde her dönemde ortaya çıkabileceğini düşündüm. Bu sebeple, Peygamber Efendimizin sünnetine sımsıkı sarılmanın ve güvenilir kaynaklardan ilim öğrenmenin önemini bir kez daha hissettim. Benim için rehber niteliğinde, üzerinde düşünmeye sevk eden faydalı bir eser oldu.
Mızraklı HakikatAhmet Şimşirgil · Ktb Yayınları · 2020142 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·240 syf.·
2026 29. kitabı
Kitabı bitirdiğimde bende kalan en güçlü izlenim, insanın sadece akıl ve bedenden ibaret olmadığı düşüncesiydi. Nevzat Tarhan, Batı’nın psikoloji alanındaki birikimini aktarırken kendi medeniyetimizin manevi değerlerini de ihmal etmiyor. Bu yaklaşım bana daha etkileyici geldi. insan yarasını sadece bilgiyle değil, bazen anlamla; sadece tekniklerle değil, değerlerle de iyileştirebileceğini harika bir şekilde anlatıyor.
Duyguların Psikolojisi ve Duygusal ZekaNevzat Tarhan · Timaş Yayınları · 20191,044 okunma
Puan vermedi·69 syf.·
2026 28. kitabı
İnsan ve Hayat Dergisi – Bu Ayın Sayısından Bende Kalanlar Bu ayın İnsan ve Hayat dergisini okuyup bitirdim. Her sayısında olduğu gibi bu ay da farklı konularla beni düşündüren, durup kendime bakmama vesile olan yazılarla karşılaştım. Kapak dosyası olan “Bedenin Sessiz Dili: Ter” başlığı ilk dikkatimi çeken bölümlerden biri oldu. Çoğu zaman rahatsız edici bir durum olarak gördüğümüz terlemenin, aslında bedenimizin önemli iletişim yollarından biri olduğunu öğrendim. Vücut ısısını düzenlemekten hastalıkların erken sinyallerini vermeye kadar pek çok işlevi bulunan terlemenin; ne fazlasının ne de azlığının göz ardı edilmemesi gerektiği anlatılıyordu. Bedenimizin sessiz ama güçlü bir dili olduğunu fark etmek benim için oldukça etkileyiciydi. Meslek tercihleri ve yapay zekânın etkisini ele alan bölüm de üzerinde düşünmeye değerdi. Gelişen teknolojiyle birlikte bedensel faaliyetlerimiz nasıl azalıyorsa, internetin hızı ve yapay zekânın sunduğu kolaylıklar sebebiyle zihinsel çabamızın da giderek zayıfladığına dikkat çekiliyordu. Bu yazı bana, teknolojiyi kullanırken düşünme, araştırma ve üretme becerilerimizi diri tutmanın ne kadar önemli olduğunu yeniden hatırlattı. En çok etkilendiğim bölüm ise “Gönül Terazisinde Değerler” oldu. Özellikle şu cümle zihnimde yer etti: “Çizgisini bozmayan, değerlerine sadık olan elbet bir gün kıymet görür; yerde değilse de gökte.” Bazen insan, doğru bildiği yolda yürürken karşılığını hemen göremeyebilir. Ama değerlerine sadık kalmanın asıl kıymetinin görünenden çok daha büyük olduğunu hatırlatan bu satırlar beni derinden etkiledi. Ergenlik dönemine dair rehberlik yazısını da özellikle çok kıymetli buldum. Anne babaların ve gençlerle iletişim hâlinde olan herkesin okuması gereken, yol gösterici ve farkındalık kazandıran bir
İnsan ve Hayat - Sayı 196 (Haziran 2026)İnsan ve Hayat Dergisi · Çamlıca Basım Yayın · 202611 okunma
Puan vermedi·79 syf.·
2026 26. kitabı
Yedikıta Dergisi’nin Mayıs sayısını okurken tarihin sadece geçmişte yaşanıp biten hadiselerden ibaret olmadığını bir kez daha hissettim. Özellikle kapağındaki “Vikingler ve Müslümanlar” dosyası beni oldukça şaşırttı. Vikingleri yalnızca yağmacı ve savaşçı kimlikleriyle bilen biri olarak, Müslümanlarla olan ticari ilişkilerini, diplomatik temaslarını ve hatta Müslüman Vikinglerin varlığını öğrenmek dikkatimi çekti. Endülüs Emevî Devleti ile Vikingler arasında geçen sulh süreci, Yahya el-Gazâl’ın İskandinav topraklarına gönderilişi ve bazı Vikinglerin Endülüs’te kalıp zamanla İslamiyet’i kabul etmeleri, tarihin ne kadar derin ve bilinmeyen tarafları olduğunu düşündürdü bana. Özellikle İslam dünyasının Viking saldırıları karşısındaki direnci ve her şeye rağmen ilimle, ticaretle ve diplomasiyle kurduğu bağ çok etkileyiciydi. Dergide en hoşuma giden bölümlerden biri de Peygamber aşığı devlet adamı Atıf Efendi hakkındaki yazıydı. Hem devlet adamı oluşu hem de gönül insanı tarafı insanı ayrı etkiliyor. Yazıda geçen naatın ilk kıtası uzun süre zihnimde kaldı: “El-meded ey fahr-i âlem rahmeten li’l-âlemîn Mücrim ihsan kapına geldim ya şefîa’l-müznibîn…” Bu dizelerdeki mahviyet ve sığınma hissi gerçekten çok derindi. İnsan bazen bir şiirin yalnızca kelimelerden ibaret olmadığını, kalpten kalbe dokunduğunu hissediyor. Mahmud b. Abdullah el-Antâki hakkında yazılan bölüm ise anne duasının bir evlat üzerindeki tesirini yeniden düşündürdü bana. Annesinin her ip eğirişinde oğluna ilim ve zihin açıklığı için dua etmesi çok ince ama çok güçlü bir ayrıntıydı. Bir anne duasının yıllar sonra bile nasıl meyve verdiğini görmek insanı durup düşündürüyor. Girit Müslüman Emirliği ile ilgili bölüm de oldukça etkileyiciydi. Endülüslü Müslümanların sürgünden sonra Girit’te kurduğu devlet ve
Yedikıta Dergisi - Sayı 213 (Mayıs 2026)Yedikıta Dergisi · Çamlıca Basım Yayın · 202612 okunma
8/10
·240 syf.·
2026 25. kitabı
Ben bu kitabı okurken en çok şu düşünce etkiledi beni: Bir insan bazen tek başına da büyük bir davanın yükünü taşıyabiliyor. Ahi Evran’ın yalnızca savaşarak değil; ahlâkıyla, emeğiyle, insan yetiştirerek ve gönüllere dokunarak İslam’ı yayma gayreti beni çok etkiledi. Kitapta “cihat” kavramının sadece kılıçla değil; ilimle, güzel ahlâkla, sabırla ve insan kazanmaya çalışmakla da olduğunu hissettim. Özellikle erenler vasıtasıyla Anadolu’ya yayılan o manevi iklim çok etkileyiciydi. İnsan okurken geçmişteki o ruhu hissediyor. Fatih Duman bunu öyle güzel işlemiş ki; okurken bir tarih kitabı değil de yaşayan bir hatıranın içindeymişim gibi hissettim. Bana en çok geçen şey ise şu oldu: Bir toplum bazen önce gönlü fethedilerek değişiyor.
Ahi - Bir Ahi Evran RomanıFatih Duman · Nesil Yayınları · 20221,042 okunma