Geçmişte hasar alan duygunun gelecekte aynı duygu ile eşleşmesi diye bir zorunluluk yoktur. Yani sevgi görmemiş bir kişi sevgi göstermeyecek anlamına gelmez.
Aktarım yoluyla seçtiğimiz eşlerimizi, çocukluğumuzun yaralarını sarmak zorunda olan kişiler olarak görür ve onlardan bunu bekleriz. O halde kendimize şunu sormalıyız ruhum onda bu beklentiye girmeme sebep olan ne gördü? Belki de o kişi geçmişimizin karanlığını örtecek en iyi örtüydü. Yarım kalmışlıkların örtüsü. Peki kendine ait bir kişiliği ve hayatı olan birinden başkasının eksik bıraktıklarını tamamlamasını beklemek gerçekçi mi?