İmkânsız politika… Aşırı sol, kendini tamamen politik bir terminoloji ve eylem içinde ifade etmişse de radikalliği, uzlaşmazlığı ve pazarlıksızlığıyla vakitsiz dünyaya gelmiş bir tür sanatsal avangard gibidir. Bu yüzden büyük kitlesel etkilerden ziyade, geçip gitmiş bir kuyruklu yıldızın izi gibi, parlak bir güneş gibi görülebilir; mite, efsaneye dönüşme ihtimali vardır; politikanın genel akışı içinde kalıcılık izi taşımaz, geçilir gidilir, tekrarlanamaz; ama ışığı belli belirsiz de olsa hep kalır, kendini hatırlatır, çünkü kurumsallaşmamıştır, hatta yazıya ve dile bile pek gelmemiştir, beklenmedik bir anda -tıpkı kendi başlangıcı gibi- beklenmedik bir yerde ortaya çıkabilir. İmkansızlık, politikanın her dönem kendi gerçeğine sıkışıp kalmasıyla ilgilidir; imkansızda göz ufka dikilir, ütopyaya bakılır…
“Hampstead Heath'den eve dönüşümüz, hatırlanan zevkler, bekleyiştekiler kadar şen düşüncelere yol açmadığı halde, her zaman çok neşeli olurdu. Acı mizahımız bizi, kolaylıkla içine düşebileceğimiz melankoliden kurtarıyordu. Sürgünlerin kederi yoktu bizde. Biri yakınmaya başlayacak olsa, toplumsal ödevleri kendisine kesin bir dille hatırlatılırdı.”
“Çin Rüyası'nı gerçekleştirmek için İki Yüzyıl Hedefi'ni belirledik. İlki, 2020 yılına kadar 2010 yılı ulusal GSYIH'sını ve kişi başına düşen gelirini ikiye katlamak ve her açıdan orta derecede müreffeh bir toplum inşa etmektir. İkincisi ise 21. yüzyılın ortalarına kadar Çin'i güçlü, müreffeh, demokratik, kültürel açıdan ileri ve uyumlu bir modern sosyalist ülkeye dönüştürmek ve ulusal yeniden doğuşu gerçekleştirmektir. Bu hayali gerçekleştirmek için zihinlerimizi daha fazla özgürleştirmek, üretici güçleri serbest bırakıp geliştirmek ve toplumsal dinamizmi açığa çıkarıp güçlendirmek amacıyla reformu kapsamlı bir şekilde derinleştirmemiz gerektiğini anlamış bulunuyoruz. Geçen yıl Kasım ayında, Çin Komünist Partisi 18. Merkez Komitesi'nin üçüncü genel oturumu toplandı. Bu toplantıda, reformu kapsamlı bir şekilde derinleştirmek için genel planlar yapıldı ve yeni bir reform dalgasını başlatmak için düdük çalındı. Çin'e özgü sosyalizm sistemini çeşitli alanlardaki reformlarla geliştirip, devlet yönetimini modernleştireceğiz.”
“Amaç yalnızca ulusları birbirine yaklaştırmak değildir, onları bütünleştirmektir. Ve işte bu amaca ulaşmak için biz, bir yandan, Renner ve Otto Bauer'in bilinen "ulusal kültür özerkliği" fikrinin gerici niteliğini yığınlara açıklarken, öte yandan, ezen ulusların sosyalistlerinin ikiyüzlülüğü ve korkaklığı üzerinde özellikle duran açık ve tam bir ifade ile kaleme alınmış bir programda, ezilen ulusların kurtuluşunu istemeliyiz, ve bu, havada, genel sözlerle, içi boş lafebelikleriyle ve sorunu geleceğe, sosyalizmin gerçekleştiği zamana ‘erteleyerek’ olmamalıdır.”