Bilinçaltımız çocukluğumuzdan bu yana hayatımızda karşılaştığımız her şeyi depolar. Sonraki yıllarda da bu depolodağı bilgilerle hayatımıza yön verir. Aslında bikinçaltımız neye inanıyorsa biz de onu yaşıyoruz. Mesela insanları kayb etmektenmi korkuyorsun? kayb ediceksin, ihanetdenmi korkuyorsun? ihanete uğrayacaksın, iflas etmektenmi korkuyorsun? iflas ediceksin. Yani başımıza gelen her şey etki-tepki yasasına uyuyor. Kötü ihtimallere odaklanmak və ona inanmak kötü sonuçlara, iyi şeylere inanıp, ona odaklanmak ise iyi şeylere sebep olur.
Her şeyin özü HAYAL ETMEK. Neyi hayal edib ona inanırsan onu mümkün kılarsın.
Bir söz vardır bir şeyi 40 kere söylersen olur. Onun için her gün kendimize güzel şeyler söyleyip, onun hayalini kurmalıyız...
Bu kitap bana çok şey katdı. İnanıyorum ki, okuyan her kese de mutlaka bir şeyler katıcaktır...
"Bir kapı kapandığında, başka bir kapı açılır; fakat biz çoğu zaman kapanan kapının ardından pişmanlıkla o kadar uzun süre bakarız ki, bizim için açılan kapıları fark edemeyiz"
Bir insanın en büyük düşmanının korku olduğu söylenir. Başarısızlığın, hastalıkların ve zayıf insan ilişkilerinin arkasında korku vardır. Milyonlarca kişi geçmişten, gelecekten, akıl hastalıklarından ve ölümden korkar. Ama korku zihninizdeki bir düşüncedir. Bu da kendi düşüncelerinizden korkuyorsunuz demektir.