Sevbân (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir gün Hz. Peygamber ile birlikte bir yere gidiyorduk. Muhacirler,
— Altın ve gümüş hakkında âyet indi. Bunlar kötülendiğine göre hangi mallar hayırlıdır bunu bilseydik, dediler. Bunun üzerine Hz. Ömer (radıyallahu anh),
— İsterseniz ben bunu sizin için Resül-i Ekrem'den öğreneyim, dedi. Onlar da,
— Peki, dediler. Hz. Ömer Resülullah'ın ﷺ yanına gitti. Ben de devemi hızlandırarak onu takip ettim. Hz. Ömer yanına vardığında ALLAH Resülü'ne,
— Yâ Resülallah! Muhacirler altın ve gümüş hakkındaki âyet inince, “Hangi malın hayırlı olduğunu bilseydik” diyorlar, dedi. Hz. Peygamber,
— Zikreden bir dil, şükreden bir kalp, mümin ve imanı hususunda kendilerine yardımcı olabilecek bir hanım edinmeye çalışsınlar, dedi.