Böyle, günün en sıcak saatinde, kentin en uzak bir köşesinde, koşa koşa gelip itile kakıla isimsiz bir kalabalığın içinde düğümlenip kalmanın, sonra soluk bile alamadan saatlerce bekleyip, yeniden kentin en uzak bir köşesine doğru telaş içinde ve yuvarlana yuvarlana uzaklaşmanın ne anlamı vardı?