tehlikeyle, ölümle, belayla dolu bir yol, fakat ben eminim ki benim pek iyi tanıdığım Mustafa Kemal bütün bu engellere hiç önem vermeyerek alnı yukarıda, gözleri semada, kendine çizdiği yolu kat edecek.
Bunun ne demek olduğunu bilir misin? Bunu anlamak için gözünün önüne getir ki bir tarafta muazzam orduları, heybetli donanmalarıyla üç ve hatta dört devlet var. Dört devlet ki dünyayı yerinden oynatan dört senelik uzun bir savaşta Almanya gibi korkunç bir asker kuvvetini ezmiş ve harap etmişler ve bugün dünyanın, bütün milletIerin kaderiyle oynuyorlar. Kıtaları milletlere, milletleri kıtalara katarak yeni hükümetler kuruyorlar, eskileri yıkıyorlar, yani dünyayı karmakarışık ediyorlar. İşte böyle büyük, kahredici hükümetlerin karşısında bir tek Mustafa Kemal... Ve bu hükümetlere başını kaldırarak diyor ki, "Sizin yok etmek istediğiniz Türkler ölmeyecek, yaşayacaktır! Üzerimize saldığınız sırtlan sürülerine karşı koyuyoruz işte, cesaretiniz varsa geliniz."
-Evet Anafarta kahramanı… Elinde pek az cephane ve pek az asker olduğu halde aylarca bu iş için binbir hesap, binbir düzende hazırlanmış galibiyet için binbir hazırlıklarla yapılmış Anafarta çıkarmasını parmağının bir fiskesiyle suya düşüren kahraman…
Fakat o yalnız Anafarta kahramanı mıdır?
Evvela Trablusgarp‘ta aşağılık bir reklamcılıkla başkalarının kendine mal ettiği direnişleri yaratmış, kahramandığını burada göstermiş…
Ve Çanakkale’den sonra Suriye’de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığında, Almanların askerlerimizi kötü sevk ve idareleri yüzünden İngilizler galip gelince maiyetindeki orduyu düşmanın önünden çekerek zarar görmeden kurtarmış, yani gene başka türlü kahramanlık göstermiş yiğit bir adam.
Bu adamın İzmir işgalinden hemen bir gün sonra İstanbul’da çıkması ne demektir bilir misin?
Ve iki genç, ikisinin de kalbini, ruhunu hararetiyle doldurmuş olan kutsal dava hallolup bitmeden kendilerini düşünmeyeceklerini ve ancak Anadolu düşman istilasından kurtulup serbest ve mesut yaşamaya başladığı zaman saadetlerini ve yuvalarını yapmaya kalkacaklarına yemin ettiler.
Zira siz dünyaya hayat, aşk vermek ve harikalar oluşturmak için gelmişsiniz, tek bir kelime söyleyiniz ve beni hayatınıza kabul ediniz... Hayatlarımızı birleştirelim, emellerimiz bir olsun... İkimiz birlikte öyle büyük şeyler yaparız ki eşi dünyada görülmemiştir.