Hazal Nebioğlu

Puan vermedi·336 syf.··
2025 3. kitabı
" Körlük" ''bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan gözle...' sözüyle başlayan ve ''sonradan kör olmadık ,biz zaten kördük ... '' gibi etkileyici bir finalle biten kurgusu,düşündürdükleri,özgünlüğü ve yaratıcı zeka açısından okunması gereken bir roman. Semt,şehir,ülke adı olmadan hiçbir karaktere isim verilmeden yapılan anlatım yaşadığımız şehirleri de içine katarak kitabın tüm dünya için yazıldığını hissetmemi sağladı. Körlük kitabında trafikte yeşil ışığın yanmasını beklerken, birden bire kör olan bir adamın-yani birinci körün- üzerinden tüm şehre yayılan bir körlük salgını anlatılıyor. Salgın öldürücü olmamakla birlikte yarattığı sonuçlar itibariyle bir çok ölüme neden olmuştur.Salgının kurbanı oldukları halde neredeyse salgının sorumlusu olarak görülen ilk körler terk edilmiş bir akıl hastahanesinde karantinaya alınarak ölmeleri,hatta birbirlerini öldürmeleri beklenmiş '' yılan ölürse zehride ölür ... '' mantığıyla yeni dünya düzeninin insana ve insan onuruna verdiği değeri göstermiştir. Körlük salgını insanların , -tümü eşitlendikten sonra- aslında öteden beri var olan zorbalıkları,tecavüzleri ve cinayetleri görmesini sağlamıştır.Üstelik görmeyen gözlerle ... Körlük doktora bürokrasinin ne kadar hantal ve gayri insani, karısına sorumluluk almayarak sorumluluktan kurtulamayacağını,şehla çocuğa biyolojik olmayan annelerin şefkatini,gözü bantlı yaşlı adama aşkın yaşının olmayabileceğini ve taşıması daha ağır olanın yalnızca başkalarının ekmeği olduğunu ,birinci köre hem karısının özverisini başını ve gözlerini örtecek bir battaniyenin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Körlük salgınında koyu renk gözlüklü kız ise fahişelikte algı ve olgu arasındaki çelişkiye işaret ederek,herkese kitaptaki tek hayat kadının ağzındaki lokmasını parasını
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma