Nazlı Süner

Nazlı Süner
@Naz_ende
Kırıldığınız yere dua sürün. Mus'ab hiçbir mükafat almadan gitti... linkedin.com/in/nazlı-süner
Bütün zamanların mazlumu
Çin'de ise dul kadınlar intihar etmek mecburiyetindeydi. Uydurulan ve bozulan dinlerin bütün kahin, sihirbaz be rahipler bu büyük günah için sanki işbirliği yapmış,kadına zulüm anonim bir hal almıştı. Ülkelere göre işkence ve ölüm şekilleri farklı fakat mazlum hep aynıydı.
Din
Reklam
Yakılan kadınlar
Hind uygarlığında kadın müstakil bir varlık olarak görülmez, ancak babası, eşi ya da oğluyla birlikte "insan" kabul edilirdi. Eşi ölen bir kadının hayatı hükmen bitmiş sayılırdı. Cenaze günü bir odun yığını üzerine çıkarılarak yakılırdı kadın. Hint uygarlığının bu ayıbı XVII. asra kadar devam etti.
Din
Vahşiler Hapishanesi: Roma
Arenalarda köleleri arslanlara parçalatmakla ün yapan Roma, kadına zulümde o derece uç bir noktadaydı ki sokaklarında dolaşanlar, pazarlarında satılan kadınları görenler, evlerden yükselen ağıtlara kulak verenler bu ülkenin yönetimine bir tane ehl-i insaf gelmediği kanaatine varırdı. Batı uygarlığının isnat merkezi olan Roma ise, "kadına hayat hakkı yok" diyen vahşiler hapishanesi gibiydi.
Din
Zinadan Hüküm Giyen Toplum :Yunan
Eski Yunan'da kadın; hiçbir şekliyle kültürel hayatta yer almayan, "insan" üst başlığı altında erkekle yan yana duramayan, çarşıda pazarda satılan değeri düşük bir mal gibiydi. Yunan toplumu kadını Şeytan'ın emaliyesi varlık olarak görür, dilediğiyle evlendirir, ona mirastan pay da vermezdi.
Erkek, yalnız başına düşünüldüğünde "fert" tir. Diğeri olmadan kendini yıkayamayan el gibidir. Kadınla zevc/çift olur, tamama erer. Çift olarak yaratılan insan, varlık aleminin oluşturduğu o büyük bütüne (tam olarak) zevcesine ulaşınca katılır.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Din
Reklam