Hey ulu Tanrım, ne büyük bir yoksulluktu bu! Ya şu kızlar, ne aptaldı hepsi, bütün gün yorgunluktan canları çıktığı halde akşam gelip, burada yeni varlıklar, yani çalışıp acı çekecek yeni et yığınları yaratıyorlardı!
Aynı yere dönmek istemiyordu, insafsız ve zor bir işti bu, gözleri bağlandıktan sonra ayaklar altına alınıp ezilen bir hayvan yerine konduğunu düşündükçe bütün insanlık onuru ayağa kalkıyordu.
İnsan onların karşısında bir yangını seyreder gibi hüzün duyuyordu; binbir tehlike saklayan ufukta demir kömür fabrikalarının gökyüzüne saldığı kıvılcımlardan başka yıldız yoktu.