Efendim Fuzûli'nin sözlerinin haklı çıktığını, bilginin bir dedikodu kıskacı olduğunu, her ne var ise aşkta varolduğunu, zihnin önünde kalbin durduğunu, gönlün akla galip geldiğini tanıklık ederken daha iyi görebiliyor, anlıyor ve yine susuyordum.
Ramazan hilâlini düşünüyorum. Efendim onun için bazen sevgilinin kaşı der ve bazen de âşıkın mihrabı. Oysa bir hilâl bir dolunaya göre nedir ki?!. İnsanlar ne kadar garip; tamlığın değil de eksikliğin yolunu gözlüyor ve gitgide eksilen hilâli yeniden gördüğü zaman oruç tutuyor, bayram yapıyor, ay başlatıyor, yıl başlatıyor.