Nazende

Aynı eşyalar kullanıldığı, aynı işler yapıldığı halde bir nakkaşhane ile bir zindan arasında ne büyük fark vardı. Birinde insan yaratılışının en estetik boyutta güzellik anlayışına kapı aralanıyor, diğerinde insan ruhunu en ziyade kıskaca alan insanlık dışı tavırlar sergileniyordu. Bir falçata yahut bir iğne, burada güzellikler yaratırken, orada acı veriyordu. Burada bıçaklar güzelliği tıraş ediyor, orada güzel boyunlardan kan akıtıyordu.Orada aynı çengelleri kullananlara cellât, burada sanatçı deniyordu. İnsanın bir niyet ve düşünce ile anlam kazandığını düşündüm. Demek ki insanlar niyetlerine göre iyi veya kötü, güzel veya çirkin olabiliyorlar, eşyaya bakış açıları da buna göre oluşuyordu. Ruhlarını şeytana satanlar ile Rahmân'a adayanlar da işte bu ince çizgi ile birbirinden ayrılıyordu. Birileri zamanı çoğaltıyor, diğerleri harcayıp tüketiyordu çünkü. Birileri iyi şeylerle hayata anlam katarken, diğerleri hayatın kötülüklerine tapıyordu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayata bağlılık bu demekti zahir. Bir dakika sonra öleceğini bile bile bir dakika daha fazla yaşayabilmek için çırpınmak bu demekti.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Mecnûn onun, "Ey vefalı âşık! işte ben geldim, Leylân geldi, hani yıllardır beklediğin sevgili!" diye yalvarmasının değerini bilemedi ve Leyla'ya değil de bizzat aşka aşık olmuş gibi şöyle deyiverdi: "Leylâ, eğer ben ben isem, nesin sen; yok sen sen isen, ya neyim ben?!.."
Sayfa 52·Kitabı okudu
Ya Leyla! O da Kays'tan az değildi ya! Bu öyküyü yazarken hangisinin aşkı diğerinden üstün olmalıydı, bir türlü karar veremiyordu. Kays, evet aklını yitirmiş, adı Mecnûn'a, Çılgın'a çıkmıştı ama dünyaya ün salmıştı. Bir delilik idi ki onunkisi, binlerce akıllılığa bedel. Çıldırmıştı ama çağlar boyu bütün akıllılar bu çılgınlığı kıskandılar. Öte yanda Leylâ vardı, aşkını anlatmasına törenin engel olduğu, sevdiğini söylemeyi ar edinmiş, geleneklerin tutsağı. Mecnûn aşkını söyleyebiliyordu ama onunki tam da yüreğinde gizli kalmıştı. Aşkını gizli tutan āşık elbette açıklayandan üstündür. Acıyı kendisine ayırıp sevgiliye safa sunan âşık elbette daha üstündü.
Sayfa 49·Kitabı okudu

Nazende

, bir kitap okudu
6/10
·148 syf.·
7 günde okudu
·
2025 47. kitabı
Hermann Hesse
8/10 · 47,1bin okunma