Kitabın son sayfasını da bitirdiğim de o kadar yoğun duygular içerisindeydim ki gerçekten kelimelerle anlatmak kifayetsiz .Teğmen Hofmiller bize acımanın da acımamanın da acımış gibi yapmanın da doğurduğu sonuçları anlatmış kendi diliyle.Gerçekten kitap içerisin de o kadar çok ve mükemmel psikolojik tahlil var ki Stefan Zweig farkı deyip susuyorsunuz . Kitabı bitirdiğim de şunu düşünemeden edemedim.Gerçekten acıma türümüz hangisiydi içgüdüsel bir savunma mı yoksa gerçek bir acıma mı?