"Ruhu İyileştirme Yolları" kitabının kapağını görür görmez bana çağrıştırdığı ilk şey Peygamber Efendimizin (s.a.v) hadîs-i şerifi oldu... "Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp giden binitli bir yolcu gibiyim.” (Tirmizî, Zühd 44).
Gökhan Ergür, kulağa alışılagelmiş motivasyon cümlelerinden uzak, samimi bir anlatımla bizi kendi iç dünyamıza götürürken yorgun ve incinmiş ruhlarımıza, kaplerimize misafir oluyor...
Yazılarıyla, dünyanın sadece iyi bir yer olduğundan ziyade gerçekçi taraflarını öne çıkararak, hata yapmanın, kusurlu olmanın, kaybetmenin, yara almanın, yalnız kalmanın doğal olduğunu ve kendimizi suçlamayıp, eksik görmememizi sıklıkla zihinlerimize hatırlatıyor...
Aynı zamanda güncel konulara da değiniyor. Örneğin; "Terapi Odaklı Diziler Bizi İyileştirebilir Mi? Çağın Vebası: Instagram Anneliği, Z Kuşağı Bize Ne Söylüyor? Pandemi Gevezeliği ya da Boş Boş Oturmak." Gibi...
Özellikle salgın sürecinde değişen çalışma hayatı, sevdiklerimizden uzak kalma, yeni edindiğimiz hobiler, ölüm endişesi ve yas süreci geniş bir çerçevede ele alınmış. Yaşadığımız iç sıkıntılara bir nevi ayna tutularak o zor zamanlarda sokağa çıkmadan, evimizin içinde neler yaşadığımıza dahil önemli anlatımlarda bulunmuş.
Ayrıca modern dünyanın üzerimizde nasıl hakimiyet kurduğu, kapitalist düzenin bizleri nasıl etkileyip ruhlarımızı her gün azar azar sömürdüğü, sosyal medyaların giderek insanî değerlerimizi nasıl yıprattığını anlatmış.
Tüm bu bahsettiğim konular hakkında da hem bilimsel hem de kıymetli kaynaklardan birçok bilgi paylaşıp, âlimlerin sözleriyle, şiirlerle ve film replikleriyle de okuyucusunun kalbine samimiyetle dokunmuş...
Evet, yazıların her biri benim için ayrı ayrı kıymetli oldu fakat "Derman Sendedir" yazısı ben de bir başka yer