Ağır bir Kerbela ezgisi yükseliyordu radyoda. Pirimi dalgın bir hal üzere gözü nemli gördüm. Kendisine:
- Pirim, gam yükünü mü taşırsın, ağarmış sakallarının sebebi nedir?
Dedi:
- Hüseyn’dir.
Dedim:
- Çöllere düşmüşsün, Rabbin kelamına giden rehberin nedir?
Dedi:
- Hüseyn’dir.
Dedim:
- Dil lal olmuş, hak suretine bürünmüş zulüm. Bu karanlık geceden çıkmanın çaresi nedir?
Dedi:
- Hüseyn’dir.
Dedim:
- Karmaşıklaşmış zaman, yarına sözün nedir?
Dedi:
Hüseyn’dir.
Dedim:
- Kaç zamandır vakti kuşanamıyoruz, bugün günlerden nedir?
Dedi:
- Hüseyn’dir.