Bu fotoğraflarda babasının yüzünü görmek Peri’nin içinde eski bir duyguyu harekete geçiriyor; kendini bildi bileli içinde olan bir duygu bu. Yaşamında, kendi varoluşu için elzem olan bir şeyin ya da birisinin eksik olduğu hissi. Bazen çok muğlak, karanlık, dolambaçlı yollardan, uzak mesafelerden gönderilmiş bir ileti gibi; radyo kadranındaki cılız bir sinyal, uzak, cızırtılı. Bazen de bu yokluk öyle duru, öylesine mahrem bir yakınlıktaki yüreğini hoplatıyor.
Barış, sımsıkı kenetlenmiş elleridir insanların sıcacık bir ekmektir o, masası üstünde dünyanın. Barış, bir annenin gülümseyişinden başka bir şey değildir.