Önce Konstantiniyye, sonra İslambol şimdi İstanbul... Bu kadim şehir asırlardır güçlü devletlerin odağı olan, 2. Mehmetin uykularını kaçıran, peygamber müjdesini almak için hayallerini süsleyen yegane yer.
Çevresinde hiç kimse ona inanmazken o, sırf peygamber müjdesi olduğu için inandı ve sabahlara kadar uyumayıp fethi hayal etti. Ve müjdelenen şehrin fethine nail olduğu zaman hocasını padişah sananlara verdiği cevapla, bir devlet başkanına yakışan alçakgönüllülüğü ve hocasına verdiği değeri gösterdi.
Bu kitapta fetihin adım adım hikayesini okuyoruz. Kimi zaman heyecanla kimi zaman umutsuzlukla dolu, zorlu ve çetin bir mücadele... Fatihin iç sıkıntıları, heyacanları, umutsuzlukları çok güzel işlenmiş. Kitabı okurken Fatihle birlikte Konstantiniyyenin kapısından birlikte giriyorsunuz. Bir tarihe tanıklık etmek isteyenlere önerimdir.
Bir çocuğun hayatı yalnızca senin merhametine kaldıysa, ya da öyleymiş gibi görünüyorsa bu hayatı, senin tarafından hak edilmemiş bir hediye olarak yaşamak gerekirdi.
Çocukken bana o gülümsemeni bahşettiğin özel bir an hatırlamıyorum ama muhtemelen bir ara gülümsemişsindir çünkü senin gözünde henüz hala masum biriyken, üstelik senin en büyük umudunken, benden böyle bir şeyi sakınmanda bir neden göremiyorum.