Ben de neyle uğraştığımı açıklamaya basbayağı utanıyordum. Bütün çabalarıma rağmen iş bulamadığımı söyleyerek bir zaman onları kandırdığımı, memur olmak istemediğimi, roman yazmak hevesimi nasıl açıklayabilirdim?
Önce, gelişlerinin ilk günlerinde, aradan geçen yıllarda Nataşa bana pek az gelişmiş, hemen hemen hiç değişmemiş gibi göründü; hep o ayrılmamızdan önceki küçük kız olarak kalmıştı sanki. Sonra her geçen gün onda yepyeni, o zamana kadar tanımadığım, sanki mahsus benden sakladığı özellikler keşfetmeye başladım.
Nikolay Sergeyiç, haklarında kim ne derse desin, Rusya’nın o has, candan, saflık derecesinde romantik adamlarından biriydi. Bunlar (Tanrı bilir neden) bir kimseyi sevdiler mi gülünç derecede bir muhabbetle bağlanıp canlarını vermeye hazırdırlar.