Et kaplar kemiği
ve bir de akıl koyarlar içine
bazen bir ruh belki,
ve kadınlar duvarlarda vazo kırar
ve erkekler haddinden fazla içer
ve kimse bulamaz aradığını
ama devam eder aramaya
girerken bir yataktan diğerine.
et kaplar
kemiği ve beden, bir bedenden
fazlasını ister.
en ufak şansımız bile yok: her birimiz, mahkum edilmişiz yalnız bir kadere.
kimse bulamaz aradığını.
çöplükler dolar
hurdalıklar dolar
tımarhaneler dolar
hastaneler dolar
mezarlıklar dolar
başka da bir şey dolmaz.
Hayat olmaktır demiştin
Hayat sevmek ve olmaktır
Demiştin ki gündüz ölmek
Gece ise doğmaktır
Ölüm savmaktır sıranı sırası gelince
Ölüm yaşam kuşunu kafesinden salmaktır
Gözlerime öyle bakma demiştin
Gözlerin ateşe dalmaktır
Ne çıkar misk-u amber sacmasan etrafına
Gülün karı solmaktır
Değişir iklimler mesafeler seninle
Ve hüzün sevdanla dolmaktır
Bu beden her mihnete her belaya katlanır
Lakin maksat ne olmaktır ne ölmektir ne Solmaktır
Maksat olmaksa demiştin
Olmak onu bulmaktır.
Süleyman Arif Emre