Çocukluğum benim karanlığımdı. Bilinmez korkularımdı. Büyüyünce hallederim, diyerek hayatımın rafına kaldırdığım ve bir daha indirmeyi göze alamadığım saklı yükümdü. Oysa çocukluğumun gözlerinin, nice anıyı benden bile sakladığını yıllar sonra anladım. Hiç hatırlamadan hiç unutmamışım meğer. Utanmanın unutmak sanıldığı yıllarda insan kendi hatıralarıyla bile saklambaç oynayabiliyor.
Belleğin ne zaman başladığını kim bilebilir ki?
Hem büyümek dediğimiz şey, ne kadar bilinebilir?