Bu kitap hakkında bir şeyler söylemeyi gerçekten istiyorum okuduktan sonra kesinlikle bu kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmalıyım böylece bana hissettirdiklerini hatırlayabilmeliyim diye düşündüm.
Adından bahsedelim ilk olarak, bir süredir kitapları okumadan önce kapağına ve ismine dikkat etmeye başladım. Kitabın ismi çok güzel çok anlamlı ve okuduktan sonra da bu kitap için daha anlamlı bir isim olamazdı dedirtiyor.
Kitapta adı geçen çokça kahraman var ancak baş kahramanımız babasindan kalan oteli işleten ve hayatıyla ilgili sıkça muhasebeler yapan Mürşit Bey. Çektiği dünya ağrısı düşünceleri, olaylara bakışı ve onu bulunduğu noktaya getiren olaylar örgüsü kitabın geneline yayılarak anlatılıyor. Tasvirler çok güzel, dil çok güzel ortaya akıcı bir roman çıkmış. Okurken kitabın içinde kendinizi buluveriyorsunuz hatta zaman zaman kendinizi Mürşit Bey'in yerinde buluyorsunuz ve en önemlisi okurken kendi dünya ağrılarınızı, geçmişinizi, pişmanlıklarınızı, mecburiyetlerinizi düşünüyorsunuz.
Tamda okumam gereken zamanda okumuş olmanın tatlı huzurunu yaşıyorum ve teşekkürler @AyferTunç ️
Umarım dünya ağrınıza merhem olur. Okuyunuz, tavsiyemdir
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayat kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.
Madenci gülümsedi, bu umutsuzluk denizine bir şey atmak ister gibi Mürşit'e baktı.
"Ama gene de bir yerlerinde altın var." dedi.
Bir an gelir en yakınındaki kişinin aslında hiç tanımadığın bir yabancı olduğunu anlarsın. Şükran anladı mesela. Çünkü yakın diye bir şey yok. Yakınlık ya da her ne ise insanları bir arada tutan şey, kelimelerle, hareketlerle, öğrenilmiş duygularla imal edilmiş, zayıf bir bağ, hiç beklenmedik bir anda kopuyor.
Normal insanlar bu kopuşları anlamadan geliyor, yabancılığı kabul ediyor, ufak tefek tadilatlar yapıyor, böylece hayat devam ediyor.
Şimdi insanın acıyı taşıma kapasitesinin sonsuz olduğunu düşünüyor. İnsan ezilinceye, ezilip incecik bir tabaka kağıt haline gelinceye, hatta yok oluncaya kadar acıyı taşıyabiliyor.