Nebileyim

Hiçbir zaman, namuslu, açıkyürekli olmaya çalıştığım zamankinden daha çok nefret etmemişlerdir benden. Ya da şimdi olduğu gibi, hakikat olduğunu hissettiğim şeyi dile getirmeye çalıştığım zamankinden daha çok. Hiç kimse mutlu olmuyor o zaman; ben bile. Öte yandan, hiçbir zaman, birisinin yanlış inanlarını “haklı göstermeye” ve “doğrulamaya” çalıştığım zamankinden çok sevilmemişimdir; ya da arkadaşlarıma, işitmeyi arzuladıkları yanlış, saçma cevapları vermeye çalıştığım zamankinden daha çok.
Sayfa 536·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bildiğim tek şey yüreğimdeki sancı, bir şey kaybettiğim duygusu. Sizin de bir ruhunuz olup olmadığını bilmiyorum.
Sayfa 428·Kitabı okudu
Bir insan insan olduğunu bir şeysi olmayınca tanır, çırılçıplak kalınca; kimse söylemez bunu ona.
Sayfa 350·Kitabı okudu
Düşünceye gelemeyecek kadar ince bir yenilikti bu; ama vardı. Başka biri oluyordum yavaş yavaş.
Sayfa 314·Kitabı okudu
Kendim ne arzu ediyorsam onu yapacağım yerde, yalnızca benden beklenen şeyleri yapmaya çalışmakla neleri, ne çok şey yitirmiştim? Nasıl boş, nasıl anlamsızcasına boşa harcayıştı bu kendini! Peki ya o, sevmemeniz gerektiği için, sevmemek bir incelik ve eğitim belirtisi olarak görüldüğü için değil, tatsız bulduğunuz için gerçekten sevmediğiniz şeylere ne buyrulur? Canımı sıktı bu düşünce. Nasıl bilebilirdi insan? Bir seçim sorunuydu bu.
Sayfa 250·Kitabı okudu