Divan edebiyatı, zannedildiği kadar dar bir zümrenin malı değildi. Demirciden aktara kadar, hatta ümmi insanlara kadar bazı esnafın ve halkın anladığı ve katıldığı bir edebiyat idi.
Türklerin kadim inançlarından bahsederken bunların ilkel inançlar olduğunu söylemeye cesaret edemem. Bir kere TürklerV-VI. Yüzyıllarda çeşitli kabilelerden teşekkül etmiştir ve o dönemdeki inançları da diğer çağdaş dini sistemler gibi bir hayli gelişmişti.
19.yüzyılın sonlarına gelindiğinde İslam coğrafyasında köle nüfusu, toplam nüfusun yaklaşık %5'ine tekabül etmekteydi. Ülkeler arası bu oran değişse de genel vaziyet benzerlik gösteriyordu.
Türkistan'da önemli bir ekonomik aktivite olan köle ticaretinde görüleceği üzere pek çok grup farklı derecelerde yer alıyordu. Ancak resmi belgelerde ve bazı anlatılarda bu sektörün en aktif ve güçlü unsurunun, temel tedarikçilerinin Türkmenler olduğu belirtilmiştir.
Türkistan'da köle pazarlarını gözlemleyen veyahut pazarlar hakkında bilgi aktaran gezgin, seyyah ve diplomatların köle seçiminde şahit oldukları genel bahis, kölenin yaşı, sağlık durumu, güzelliği, dini, mezhebi, gücü, milliyeti ve bireysel kabiliyetiydi.