Necdet Cura

Bu arada Sır Beg(Shih-pi) Kagan, bir Çinli prensesle de evlenerek devleti toparlamaya başladı. Kısa bir zaman içerisinde Lena’dan( Ölö-ene) Aral’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada tekrar hakimiyeti sağladı.
Sayfa 117
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu sırada ‘’Bilge’’ unvanı taşıyan Tardu, arkasını güvene almak maksadıyla İdil boyu kabilelerini (Ogurları) itaat ettirdikten sonra, 598 tarihinde Bizans imparatoru Maurice (582-602) gönderdiği elçilik heyeti ve mektupta kendisini artık, ‘’yedi soyun ve yedi iklimin büyük önderi’’ olarak gösteriyordu ki, bundan kastı dünya hakimiyeti idi. O, burada Ak Hun-Avarların da hakanı olduğnu söylemekteydi. Ama hala Türkler için kutsal merkez Orkun havzasıydı. Bunu kendisi de çok iyi biliyordu. Oraya hakim olmadıktan sonra, yaptıklarının hiçbir önemi yoktu
Sayfa 111
Türk devletinin üzerindeki Çin baskısı o kadar artmıştır ki, 585 yılında Çin imparatoru, yardım sözü karşılığında İşbara Kagan’ın Çin geleneklerini benimsemesini dilemiş, o da Çinlilere; ‘’bizim adet ve geleneklerimiz çok eski çağlardan beri süregelmektedir. Bundan dolayı onları değiştirmeye razı değilim. İdare edilenlerle, yönetenler arasında kurulmuş olan kaideleri ben yaralayamam’’ diyerek, herşeye rağmen törelerinden vazgeçemeyeceğini söyleyecek kadar da gururlu bir insandı.
Türk tarihinin en önemli ve en şanssız şahsiyetlerinden biri olan İşbara Kagan, Türk halkı ve beyleri tarafından kaganlığa seçim yolu ile getirilmişti
Sayfa 105
Türkler, yaylarının kirişlerini at kılından yapıyorlardı. Yaya olarak ok atarken, bir adımlarını genişçe ileriye uzatıp, biraz eğilirler, yayı gererken vücutlarını kaldırırlardı. Böylece okun vuruş gücü artar, hedefi delip geçerlerdi.
Sayfa 170·Kitabı okudu