Gülmüyordun da binlerce yaprak, yağmur eliyordu toprağa. Gövden buğular içinde bir yoldu, herkesi yitik ülkesine götüren. Kötü sözlerin kederi düşmemişti henüz üstüne.
Bütün hapislerin zulasındaki tek özgürlüktü. Memurlar anca onunla duyardı yaşama sevincini. İnsanın gerçeğini değiştirebilen, durduğu yerde uçurum uçurum gezdirebilen tek baş dönmeseydi.