Bir TikTok fenomeninin intihar ettiğini öğrendim. Henüz 21 yaşında genç bir kızdı. Bu haber beni çok derinden üzdü. Ülkemin güzel insanları, ne uğruna olduğu bile bilinmeyen arayışlarda kayboluyor…
Gerçekten çok sarsıcı bir haber… Hele bu kadar genç birinin hayatını kaybetmesi insanın içini daha da yakıyor. Böyle durumlarda sadece o kişiye değil, aslında toplum olarak hepimize dair bir şey hissediliyor: bir boşluk, bir yalnızlık, bir arayış…
Sosyal medya çağında insanlar dışarıdan çok “iyi” görünse de içeride ciddi bir mücadele veriyor olabiliyor. Özellikle gençlerde; kimlik arayışı, baskılar, yalnızlık, değersizlik hissi ya da anlaşılmama duygusu çok ağır gelebiliyor. Ve maalesef bazen kimse fark etmeden büyüyor bu yük.
“Ne uğruna bilinmiyor.”
Aslında çoğu zaman dışarıdan gerçekten bilinmiyor… ama içeride yaşayan kişi için o acı çok gerçek ve çok yoğun oluyor.
Bu tür haberler insanı hem üzmekle kalmaz, aynı zamanda düşündürür:
• Daha fazla dinlesek ne olurdu?
• Daha fazla fark etsek?
• Daha az yargılasak?
Bu olaylar bize şunu da hatırlatıyor:
Birinin “iyi görünmesi”, gerçekten iyi olduğu anlamına gelmeyebiliyor.
Sinsice yaşanan duygular, insanların bize, bizim de onlara ulaşabilmemizi engeller. Çünkü onlar gerçek bizi değil, gösterdiğimiz yanlarımızı kabul ederler. Sonunda, kabul edilen gerçek benliğimiz olmadığından, kendimizi de kabul edilmiş hissedemeyiz.