Ağır ol!.. Kömürlüğü tıkadılar seni, o
kadar. Daha ateşin yüzünü bile görmedin.... 'de sürekli iki yıl kaldılar bu hücrelerde. Hem de her gün işkence baskısı ile delirenler, kendine kıyanlar, yıkılanlar, sonuna kadar yiğitçe diretip devrimci mutluluğun saygı doruğuna
varanlar, yıllar yılı bu karanlık hücrelerden geçip gitti. Daha saat bile olmadı
sen buraya gireli. Hele günler, haftalar, aylar geçsin, hele çıplak ayaklarını parça parça etsinler bir; sonra bir daha, bir daha, bir daha kan içinde bıraksınlar seni, tek sözcük, ödün vermeden diretmişsen sonuna dek, yılmamış
ezilmemişsen; ateşten geçmek dedikleri odur işte.
Şimdi gelsin dayaklar. Ne mudu ona, karnında bebek yok!.. Gülecek gibi oldu. Ya Sermet'ten olsaydı bebek? Olmazdı. Kenan olur ancak
benim bebeğimin babası. Niye aldırtacakmışız? Söz olsun ki doğuracağım. Eli karnına gitmişti yavaşça. Hele bir şunu atlat benim aslan bebeğim!.. Bırakır mıyım seni o cellat doktorlann bıçağına? Kavgaya girip çıkacaksın ananla, sonra o karı seni!.. Gözü kör olsun öyle kahpe ananın.