Bir anda her şey uçup gidiyor. Bir eski rubai
dizesi takıldı kafasına: "Geçmiş gelecek masal bütün bunlar hep..." Ama sonra ne
diyor; söyle onu da. Söyle söyle... "Eğlenmene bak ömrünü berbat etme!" Hiçbir
gün onlar gibi olmadım da, özenmedim de... Düşünmedim bile. Ama bezginsin işte.
Nasıl ilişki kurulur bunlarla? Kız haklı aslında, sevdikleriyle bile yakınlık kurmasını beceremeyen, ayağı havada pis bir küçük-burjuvayım ben. Nasıl arılar gibi yaşıyorlar bu evlerde, bu fabrikalarda... Arılar gibi yaratıyorlar. Yine de sapsarı yüzleri.
— Erkekler için ağbinin dedikleri gerçek, dedi Kenan. O kadar ki bir şey yapmamış bile olsalar, uydurup övünürler. Hiç alınmışa benzemiyordu. Gülümseyerek ekledi: Devrimcilerin de böyle olacağını sanmam. Şaka etmiş olmalı Hasan Bey. İnsan hem devrimci olur, hem de yol arkadaşının onuruyla oynar, yalan söylerse ona!.. Çok ters değil mi?.. Pis bir şey. Devrimciliği, toplumun çirkefliklerinden arınma yolu diye biliyoruz.
Daha da pis olur böylesi.