NedStark

NedStark
@NedStark13
Bulduğun, arayıp da bulamadığındır.
Aşkta Aldatma . - Kişi geçmişindeki bazı şeyleri unutur ve onu bilinçli olarak çıkarır belleğinden: yani geçmişten bize gülümseyen imgemizin, bize yalan söylemesini, kibrimizi hoş tutmasını isteriz - sürekli bu kendini aldatma için çalışırız. -Ve sizler "Aşkta kendini unutmaktan" ve "Ben'in öteki kişide kaybolmasından" bu kadar çok söz edip, bunlarla övünenler, bu durumun özünde farklı bir şey olduğunu mu sanıyorsunuz? Yani kişi aynayı parçalıyor, hayranlık duyduğu bir başka kişinin içinde olduğunu düşünüyor ve kendi benliğinin, şimdi başka bir kişinin adıyla ansa da yeni imgesinin tadını çıkarıyor - ve tüm bu süreç kendini aldatma değil , kendine düşkünlük değil öyle mi, sizi tuhaflar sizi! - Bence bütünlerini kendilerinden saklayanlar, bilginin hazine dairesinde bir hırsızlık yapanlarla aynıdırlar: buradan da, "kendini tanı" ilkesinin hangi suça karşı uyardığı sonucu çıkar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yılan Dişi . - Bir yılan dişine sahip olup olmadığımız, üstümüze birisi basıncaya kadar anlaşılamaz. Bir kadın ya da bir anne şöyle derdi: birisi sevgilimizin, çocuğumuzun üstüne basıncaya kadar. - Karakterimiz bazı yaşantıların eksikliğiyle, yaşantıladıklarımızla belirlendiğinden daha çok belirlenir.
Özveri. -Ahlaki eylemin belirtisinin özveri olduğunu mu düşünüyorsunuz? -Üzerinde kafa yorularak yapılan her eylemde , en kötüsünde de en iyisinde de özveri bulunup bulunmadığını düşünsenize.
Adil olmak İstemek Ve Yargıç Olmak.- Sadece "ben sorumluyum" duygusunda yoktur hata, onun karşıtında da vardır. "Sorumlu ben değilim ama mutlaka birisi olmalı." İşte bu doğru değildir: filozofun da İsa Mesih gibi "yargılamayın!" demesi gerekir ve felsefi kafalarla diğerleri arasındaki son fark, birincilerin adil olmak istemeleri, diğerlerinin ise yargıç olmak istemeleridir.
Adil Olmak İstemek Ve Yargıç Olmak.- Şimdi yaklaşık olarak şöyle düşünüyorlar: "Demek hiçbir insan sorumlu değil? Ama yine de birisinin suçlu olması gerekir: oluşun zorunlu dalgalanışı içinde tek, zavallı bir dalgayı suçlamak ve yargılamak artık olanaksızsa ve caiz değilse - o zaman: bu dalgalanışın, oluşun kendisi günahkar olsa gerektir: özgür istenç buradadır, burada suçlama, yargılama cezalandırma yapılabilir, burada ceza çekilebilir: o halde tanrı günahkar ve insanda onun kurtarıcısı olsa gerektir: o halde dünya tarihinin kendisi suç, kendini yargılama ve intihar olmalıdır; böylece suçlu kendi kendinin yargıcı, yargıç kendi kendinin celladı olacaktır." Bu tepetaklak edilmiş hristiyanlık -başka nedir ki?- mutlak ahlaklılık öğretisiyle mutlak özgürsüzlük öğretisi savaşında son kılıç-hamlesidir, - altında yatan düşüncenin mantıklı yüz buruşturmasından, çirkin bir jestinden daha fazla bir şey olsaydı, tüyler ürpertici bir şey olurdu -ümitsiz ve kurtuluş düşkünü yüreğin ölüm sancısıdır, delilik "bak, sen tanrının günahını taşıyan kuzusun" diye fısıldar onun kulağına.