Kül tablası hâlâ tütüyordu. Yeşim’in gözleri, yükseldikçe silinen dumanı takip etti. “Demek ki insanlar kendilerini böyle kaybediyorlarmış.” diye düşündü.
Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.