*spoiler içerir
Dizisi bittikten sonra kitabi okumaya karar verdim. Zaten dizi kitaba bağlı değildi. Kısa bir kitap olmasına ve sadeleştirilmesine rağmen yine de beklediğimden daha uzun sürede
*spoiler içerir
Leo Stone cinayet suçundan hapisteyken, bir jüri üyesinin aslında olayın üstün körü kapatıldığını iddia ederek yazdığı yazı nedeniyle, hakkındaki suç duyurusu temyize gider ve serbest bırakılır. Peki gerçekten bu cinayetleri Leo mu işlemiştir? Maeve ve Derwent 2 kadını, gerçekten Leo'nun öldürüp öldürmediğini araştırır. Öldürülen 2. kurbanın kanı Leo'nun evindeki kilitli odadaki dolapta bulunmuştur. 3.kurbanın kanının da Leo'nun evindeki döşemedekiyle uyuşma ihtimali vardır ancak Leo olaylar oldugu sırada hapistedir. 4. kurban Tessa'da kaybolmuştur ve Leo'nun artık masum olduğu anlaşılır. Oğlu Kelly'den şüphelenir ama Leo'nun büyük oğlu ortaya çıkar ve katilimiz bulunur.
Kitapta beni rahatsız eden şey ilk 200 sayfanın durağan ve 100 sayfanın aksiyonlu olmasıydı. Diğer rahatsız eden şey ise Maeve'in Derwent'i deyim yerindeyse köpek yerine koymasıydı. Maeve, gözünün önündekini göremeyecek kadar aptalsın bazen. Yazarımız Derwent'in sevgilisi Melissa'dan bahsetmemiş bu sefer. Maeve katilin elinden kurtulduğunda Derwent'in ona yardım etmesi, kıyafetini vermesi ve Maeve'in onun kıyafetini koklaması çok tatlıydı.
"Gözlerinin sadece seni gördüğü ilk
sefer değildi." Georgia bile bunu diyerek aralarındaki çekimi fark etti ama bir türlü Maeve fark edemedi. Rob'dan çok Derwent'e kızması tamamen bir saçmalıktı. Üstelik sonunda barıştılar diye sevinirken yine gol yedik ve bu sefer de avukat Seth ortaya çıktı. :(
Abdullah ve kardeşi Peri, birbirine sarsılmaz bir bağla bağlıdır. Babaları Sabır, fakirlik yüzünden Peri'yi üvey dayısı Nebi sayesinde zengin bir aile olan Wahdati'lere evlatlık verir. O günden sonra ikisinin hayatında da adı konulamayan bir eksiklik kalır. Şair ruhlu Nila Wahdati, dışarıdan kusursuz görünen Eşi Süleyman Wahdati ile mutsuz bir evlilik yaşıyordur. Süleyman şoförü Nebi'ye aşıktır (evet burada bir şok yaşadım). Nebi ise Nila'yı seviyordur ancak patronuna ihanet etmek istemez. Süleyman felç geçirince Nila, Peri'yle birlikte Fransa'ya kaçar ve Nebi yıllarca Süleyman'ın bakımını üstlenir.
Yıllar geçtikçe hikâye başka hayatlara uzanır.
Paris’te büyüyen Peri, geçmişine dair açıklayamadığı boşluğu anlamaya çalışırken; savaşın ortasında insanlar yaralarını sarmaya çalışır. Öncelikle romanda bir baş karakter yoktu, her ne kadar Peri sansam da sadece kitabın başında ve sonunda bahsedilmiş.İkbal, İdris, Timur, Roshi, Abel... Çok fazla karakter vardı ve bu karakterler az çok birbiriyle bağlantılıydı, olay örgüsü yoktu. Olaylar Abd, Afganistan, Fransa arasında geçti. Kitabın başında bahsedilen Abdullah finale yakın ortaya çıktı. Keşke Abdullah ve Peri'nin kavuşması daha erken olsaydı. Kitabin daha çok Peri üzerinden ilerlemesini isterdim. İlk 100 sayfa güzeldi ancak sonrasında beni sarmadı ve sıkıldığım bir kitap oldu diyebilirim.
*spoiler içerir
Eski şiddet içerikli bir filmin ortaya çıkmasıyla başlayan ve bu filmi izleyen bir adamda körlük görülmesiyle giderek büyüyen karanlık bir vaka ele alınır.Olay ilk başta tıbbi bir gizem gibi görünürken, soruşturma ilerledikçe bunun aslında insan beynini görsel uyarılarla etkileyen çok daha büyük bir deney ve komplo olduğu anlaşılır. Bu vakayı araştıran polisler Lucie Hennebelle ve Franck Sharko, farklı ülkeleri ve geçmişteki askeri/istihbarat bağlantılarını kapsayan bir ağın izine ulaşırlar. Bu ağın insan zihni üzerinde deneyler yaptığı ve algıyı bozabilecek yöntemler geliştirdiği ortaya çıkar. Araştırma derinleştikçe “E Sendromu”nun aslında doğal bir hastalık değil, beynin belirli bölgelerini bozan görsel-psikolojik bir etkiyle insanların davranışlarını değiştirmeyi amaçlayan yapay bir proje olduğu anlaşılır. Aslında konu güzel ve ara ara heyecanlı sahneler vardı ancak kitap bana çok uzun, karışık ve bir tık da zorlama geldi.
Romanın sonunda ise Lucie’nin ikiz kızları kısa bir an için gözetimsiz kaldığında bir adamın yanlarına yaklaşarak onları götürmesiyle hikâye tamamen açık uçlu ve rahatsız edici bir şekilde sona erer, böylece tehdidin aslında tamamen bitmediği ve hikâyenin devam edebileceği hissi bırakılır.
*spoiler içerir
Kaza mı kundaklama mı? Kaerrigan serisinin 6.kitabından merhaba.
Kuzey Londra'daki tekinsiz Maudling Sosyal Konutları'nda bir yangın çıkar. 10. katta başlayan yangın