Nefise Sıla Kurt

Nefise Sıla Kurt
@Nefise_Kurt
İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın!
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Yüzyıllar boyu üç kıtaya adaletle ve hoşgörüyle hükmetmiş, Osman Bey'in göğsünden doğan çınarla birlikte büyüyen devletin atılan ilk temellerini ele alıyor bu kitap. Kayı serisi kitabın yazarı Ahmet Şimşirgil'in ön sözde de dediği gibi "Bir devletin tarihini yazarken onu devlet yapan unsurları, değerleri de yazmak gerekir." düşüncesini ön planda tutarak ele alıyor Osmanlı'yı. Sadece yapılan savaşlar, tarihler, tahta iniş çıkış tarihleri değil, bunun yanında başka olayları, padişahların görüşleri, kişilikleri ve dahasını ele alıyor, geniş bir bilgi ağı sağlıyor. Tek eleştirebileceğim nokta Osmanlı'nın köklü tarihi yazılmaya başlanırken temel gerektiren bilgilerin de yazılması gerektiği olur. Kitap hiç tarih bilgisi olmayan biri için bu yönden zorlayıcı olabilir çünkü temel tarih bilgisinin üstüne ek bilgiler veriyor kitap. Onun dışında eleştirilebilecek pek bir nokta yok. Yazarın dili gayet akıcı. Bir tarih kitabı olmasına rağmen okurken sıkmıyor ve sanki bir hikaye okurmuşçasına akıp gidiyor. Serinin ilk kitabında beş padişah ele alınmış. Yalnız bu kitapta bile Osmanlı hakkında çok güzel bilgiler edindim. Serinin diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım. Tarihe ilginiz ve merakınız varsa, kesinlikle okuyun derim.
Duygu ve Düşünce
Kayı 1: Ertuğrul'un OcağıAhmet Şimşirgil · Timaş Yayınları · 20133,354 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Selam sana maceracı!
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
Öncelikle bu kitabı okumakta bu kadar geciktiğim için kendime kızıyorum. Fantastik okumayı seven biri olarak başta kitabın konusu zaten çok ilgimi çekmişti ve kitabı seveceğimden neredeyse emindim. Ve öylede oldu. Kitap, kapağından da anlaşılacağı üzere kışın ortasında geçiyor. Ancak dondurucu soğuğun ortasında kurulan dostlukları, kalpte filizlenen güveni ve sadakati okuyoruz bu kitapta. Kitabın tam olarak "sevdiğin ve güvendiğin dostlarla birlikte ateşin önünde sohbet etmek" duygusunu verdiğini düşünüyorum. Çok güzel, ince ayrıntılarıyla düşünülüp sağlam temeller üzerine kurulan bir evrendi bana göre. Kitap hakkında bahsetmek istediğim bir diğer şey ise yazarın dili. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen asla acemi bir dil kullanılmamış. Anlatım ve betimlemeler gerçekten çok iyi. Kitabı çok sevip karakterlere bağlandığım için objektif bir eleştiri yapabileceğimi sanmıyorum, sadece kitabın son kısımlarında yaşananların çok hızlı geçildiğini ve olayları kafamda oturtmakta zorlandığımı söyleyebilirim. Ancak seri bitmiş değil, ikinci kitapta olayların daha fazla açıklanacağını düşünüyorum. Bu kadar güzel bir evren ve karakterlerle bizi tanıştırdığı için yazara teşekkür etmek istiyorum. D. N. Archeron Yol sizden yana olsun
Duygu ve Düşünce
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,665 okunma
GURBET YILLARI
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
Kitaplar bazen yazıldığı dönemi yansıtan bir belge, bazen yazarın kendi hayatından bıraktığı izler, bazen yansıtılmayan duyguların tercümesidir. Her kitap, bambaşka dünyaları barındırır içinde. Bir kitap kapağını açmak demek, bambaşka dünyalar, bambaşka yaşamlar, bambaşka ve birbirinden güzel tecrübeler demektir. İnkılâp Yayınevi'nden okuduğum kitapta ön söz, Zülfü Livaneli'ye ait. Kitabın ön sözü, "okumalı ama ne okumalı?" sorusuyla karşılıyor bizi. "Okurum ama hayal ürünü olan romanları, şiirleri değil." diyerek okuma eylemini nitelikli düşünce, edebiyat ve bilim yapıtlarıyla sınırlandırmış olduğumuz gerçeğinden bahsediyor Livaneli. Normalde kitap ön sözlerini pek okumam ancak bu cümleler, daha ön sözden itibaren beni kitabın içine çekti, bu yüzden burada da paylaşmak istedim. Kitap, Refik Halid Karay'ın 1930-1937 sürgün yıllarında kaleme aldığı on yedi hikayesinden oluşuyor. Satır aralarında Refik Halid Karay'ın sürgünde hissettikleri, memleket özlemini ve gurbette yaşamın zorluklarından bahseden duygu tasvirleriyle karşılaşıyorsunuz. Kitaptaki tüm hikayeleri beğendim diyemem ama çoğu hikayede duygu bana geçti ve gerçekten üzüldüğüm, beni derinden etkileyen hikayelerde oldu. Eskici adlı hikayede gurbet yurdunda kendi memleketinden bir parça bulmanın güzel duygusu ve gurbete gitmenin verdiği his çok iyi yansıtılmış. Sanırım en beğendiğim hikaye bu oldu. Kitabın sonlarına doğru bazı hikayelerde biraz sıkıldım açıkçası, sonlara doğru okuduğum hikayeler beni çok içine çekmedi. Sonuç olarak, güzel edebiyatımıza katkıda bulunan bu eseri okumanızı mutlaka tavsiye ederim. Her sayfada bambaşka tecrübeler ve duygularla karşılaşmanız, bir alıntıda bir "siz" bulmanız dileğiyle...
Edebiyat
Gurbet HikayeleriRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20241,413 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Youngju istediği üniversiteye girmiş, ardından işinde çok başarılı biri haline gelmiş ve sevdiği adamla evlenmişti. O halde sorun neydi? Tükenmişlik sendromu her insanın hayatında en az bir kere başbaşa kaldığı bir durumdu. Çünkü bir noktadan sonra sevdiğimiz işi yapsak bile monotonluk ve sırtımıza yüklenen sorumluluklar bizi usanmışlığa iterdi. Yeongju da tükenmişlik sendromuna yakalandığında eli ayağına dolandı, ne yapacağını bilmiyordu. Derken aklına sürekli kitap okuyarak mutlu olduğu ortaokul zamanlarını getirdi ve çocukluğundan beri hayalini kurduğu kitabevini açmaya karar verdi. Bu hayalinin peşinden giderken zorlukların üstesinden gerçekten gelebilecek mi, kitabevinin ayakta kalması için verdiği uğraşlar başarılı olacak mı sorularının cevaplarına tanıklık edeceksiniz bu kitabı okurken. Kitap hakkındaki yorumlarıma gelecek olursam, kitabın kapağını açtığınızda eski bir dostunuzla karşılaşmış gibi bir samimiyet ve içtenlik karşılıyor sizi. Okurken içiniz ısınıyor. Bir okur olarak bu kitapta hoşuma giden şeylerden biri de kitap okumanın güzelliğinin, öneminin ve yaşattığı hislerin mükemmel tasvir edilmiş olmasıydı. Kitap okurken aldığım hazzın başkarakter tarafından anlatılması kitapta kendimi bulmama ve bu yüzden kitabı sevmeme sebep oldu belkide. Özellikle kitabın sadece tek bir kişinin değil, birden fazla kişinin bakış açısından anlatılması ve her karakterin yaşantısına ayrı ayrı eğilmesini çok sevdim. Bu karakterleri birleştiren, Hyunam-dong Kitabevi'nin insanları kendisine çeken sıcak atmosferi ve onların benzer yaşantılarıydı. Esasında karakterlerin sorunları birbirinden farklı gibi görünsede benzer sorunlarla uğraşıyorlardı. Ayrıca kitap bu yönüyle toplumsal sorunlara yönelik bir eleştiri de sunuyor bizlere. Kısaca özetleyecek olursak sayfalar
Duygu ve Düşünce
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
Aşkın yolculuğu...
10/10
·361 syf.··
Beğendi
·
2024 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2024 16:09
"Dağlar ile taşlar ile Çağırayım Mevla'm seni Seherlerde kuşlar ile Çağırayım Mevla'm seni." Hani bazı kitaplar olur, her sayfayı çevirdiğinizde içinizde çoğalan huzuru hissedersiniz. Öyle ki içinizde çoğalan huzur ruhunuzu dinlendirir. Siz kitabın içinde kaybolduğunuzu zannedersiniz ama aslında kitap çoktan sizinle bütünleşmiştir; bilginize bilgi eklemiş, ufkunuzu genişletmiştir. İşte bu kitap tam olarak bu hissiyatı verenlerden. Kitabın ismi od, yani ateş demek. Buradaki ateşten kasıt hem gönüle düşen aşk ateşini hem de 13. yüzyıl dönemi Anadolu'da ateşi yakan moğol istilasını temsil ediyor. Peki bu kitap ne anlatıyorda bu kadar huzur veriyor insana? Kösedağ savaşıyla Türkiye Selçuklu, İlhanlı devletine yenilmiş, Anadolu'da moğol istilası başlamıştı. İnsanların "moğol ateşi" dedikleri ateş her yeri yakıp yıkıyor, mahvediyordu. Bu dönemde insanların içindeki tek umut Anadolu bacıları, Anadolu ahileri ve tekkelerdi. İnsanlar tekkelere sığınıp dervişlik yolunda yürüyor, huzur buluyordu. İşte o dönemde yolu tekkeye düşenlerden biri de Yunus Emre Hazretleriydi. Tapduk Emre'nin yanında yıllarca odun taşıdı. İlmini artırdı, nefsini terbiye etti. Ve artık öyle bir mertebeye yükselmişti ki Sevgili'nin ateşiyle yanıp tutuşuyor, aşk ateşinin getirdiği mısralar içine sığmıyordu. Yunus Emre o mısraları söyledi, bize de okumak düştü. İşte bu mükemmel yolcuğu, Bizim Yunus'un hikayesini anlatıyor bu kitap. Dili gayet akıcı, kitabı okurken hiç sıkılmıyorsunuz. Sayfaları çevirdikçe çeviresiniz geliyor. En çok alıntı paylaştığım kitap oldu Od. İncelemesini yazmasam olmazdı. "Gâh eserim yeller gibi Gâh tozarım yollar gibi Gâh akarım seller gibi Gel gör beni aşk neyledi."
Edebiyat
Odİskender Pala · Kapı Yayınları · 202248,8bin okunma