Nerdeyse daima hazır gıda restoranlarına, diğer bayilere ve zincirlere ev sahipliği yapan kapalı alışveriş merkezleri, insanların 'tüketim dinlerinin' gereklerini yerine getirmek için gittikleri modern 'tüketim katedralleridir'.
İlkellerle nevrozlular arasında düşünce ve eylem bakımından bizim belirlediğimiz kesin sınırların bulunmadığı kuşkusuzdur. Ancak, nevrozlunun düşündüklerini eyleme geçirme konusunda eli kolu bağlıdır, düşünce nevrozluda eylemin kesinlikle yerini tutar. İlkel ise, bu bakımdan özgür hisseder kendini, düşündüklerini hiç duraksamadan eyleme geçirir, eylem onda adeta düşüncenin yerini tutar. Bu konuda sanırım bir kez şunu kabul edebiliriz: Başlangıçta eylem vardı.
Oğlan çocuğu kafasında yaşattığı baba imgesini her zaman aşırı bir güçle donatır; öte yandan, babasına verdiği bu aşırı değer bilinçdışında beslenen bir güvensizlik duygusuyla bağlantılıdır.
Bir tabuyu çiğneyen insan da tabu olur, çünkü başkalarını ayartıp, kendisi gibi davranmaya yöneltebilecek duruma gelmiştir. Böyle biri başkalarına kıskançlık duygusu uyandırır. Öyle ya, başkalarına yasaklanan şey neden ona yasak değildir?
The Wolves's general life rules
1. Eat
2. Have a rest
3. Walk around the gaps
4. Show loyalty
5. Love children
6. Babble in the moonlight
7. Adjust your ears
8. Hear to the bones
9. Make love
10. Often howl